Sevda Güneş

11 yıllık serüven

11.06.2013 Sevda Güneş

Kim ne derse desin, kim nasıl algılarsa algılasın, ben Türkçe Olimpiyatları’nı da Türk okullarını da çok önemsiyorum. Bu yıl 11’incisi düzenlenen olimpiyatlar bir kez daha yüzleri gülümsetti.

Çekik gözlü küçük kızın, “Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” türküsü, siyahi öğrencinin “Bir başkadır benim memleketim” şarkısı ayrı bir anlam kazandı.

Türklük kavramının hala tartışmalı olduğu ülkemde, alt kimlik, üst kimlik tartışmalarının farklı zemine taşındığı günümüzde, Türk değil Türkiyeli olalım söylemlerinin beyinlere kazıtılmaya çalışıldığı gündemde, Türkçe Olimpiyatları ayrı bir anlam kazandı.

Geçmişte yalnızca sağ zümrenin ilgi gösterdiği, cemaat ehlinin gecesi olarak bilinen Türkçe Olimpiyatları,  bu yıl garip simaları ağırladı. Kırk yıldır solcu olduğu bilinen hatta her platformda bu gruba sövmekten çekinmeyen simaları gördük bu yılki Türkçe Olimpiyatları’nda. Televizyonda bile izlemeye tahammül edemeyenler olimpiyat gecelerinde en ön sırada yerlerini aldılar, ‘Türkiye Türkiye’ nidaları attılar. Kötü mü? Tabii ki hayır. Ülke adına bir emek var, o emeğe ortak olmak bu topraklarda yaşayan, kimliğinde Türkiye yazanında hakkıdır elbet.

Şüphe yok ki, toplumları yerle bir eden olgu yalnız topla tüfekle yapılan savaşlar değildir. İşte ön yargı dediğimiz sitem bir toplumu içten içe yiyen, kemiren, yok eden bir savaş şeklidir.

Toplumda Gülen Cemaatine yönelik birçok olumlu görüşün yanında olumsuz düşüncelerde var şüphesiz. Ancak kimse Dünya’nın dört bir tarafında açılan Türk okullarını ve o okullarda verilen eğitimi inkar edemez. Belki Türkiye’den bakınca bu gelişmeleri okuyamıyor olabiliriz. Ama yurtdışına çıkınca, Afrika’da sizinle Türkçe konuşan bir zenci görünce bu okulların önemini o an anlıyorsunuz.  

Sadece Dünya’ya Türkçe öğrettiği için, kültürümüzü anlatıp yaydığı için takdiri hak etmiyorlar mı sizce? Körü körüne teslim olmak ne kadar yanlış ise körü körüne muhalefette bir o kadar yanlıştır bana göre. Bu ülkenin insanları olarak ülke çıkarlarını tam olarak kavrayıp hareket edemediğimiz sürece, ortaya çıkacak sorunlara da müdahale etme hakkını kaybederiz. Şahsen her yıl hem ekrandan hem de dev salonlarda başka ülkelerin çocuklarının Türkçe şarkı, türkü seslendirmelerinden ve bir Türk olarak onların İngilizce değil de Türkçe konuşmalarından son derece mutlu oluyorum.   

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 11-06-2013
  
Yazarın Diğer Yazıları