Sevda Güneş

ACI AMA GERÇEK

22.10.2014 Sevda Güneş

Erzurum’da bu yıl üçüncüsü düzenlenen kariyer günleri (iş fuarı) acı bir gerçeği ortaya koydu. Aslında hepimizin bildiği ancak bu gerçeği değiştirmek için hiçbir adım atmadığımız kalifiye elaman sorunu bir kez daha gündeme geldi.

 

Her yıl katlanarak çoğalan işsizliğimizin yanında ciddi oranda işçi açığımızın olduğunu öğrendik resmi ağızdan.

Fuarda bir konuşma yapan İŞKUR Genel Müdür Yardımcısı Cafer Uzunkaya rakamlarla Türkiye’deki işsizlik oranlarını açıklarken satır arasında Erzurum’a değindi.

 

 

Erzurum’da işsizlik var ama işçi açığı da var diyerek sözlerini sürdüren Uzunkaya, “Erzurum’da 3 bin insanımızın işe girdiği dönemde 7 bin işçi açığı yaşanıyor. Maalesef vasıflı eleman sorunumuz var” dedi.

 

Yani Erzurum’da 7 bin kişinin iş bulma imkânı var ama çalıştırılacak işçi yok.

 

 

Şehirdeki tüm işsizler ‘ne iş olsa yaparım’ özelliği taşıyor. Oysa bugün ‘ne iş olsa yaparım’ elemanları kimsenin işine yaramıyor.

Meslek sahibi insan sayısı ilde parmakla gösteriliyor. Meslek edindirme kursları ise yetersiz. Ekonomik ve sosyal nedenler ile okuyamayan gençler kendilerine bir meslek edinmek için alan bulamayıcın da vasıfsız işçi sınıfına giriyor.

 

 

Öyle ya düşününki tekstil işi yapacaksınız, size bu işten anlayan elaman lazım. Gerekli kuruluşlara başvurdunuz, ilan verdiniz. Sabah kapınızda iş arayan onca insan var, mülakata tabi tuttunuz.

 

Dikiş bilgin var mı? Yok.

 

Düğme iliği açmayı biliyor musun? Yok.

 

Ütü yapar mısın? Yok.

 

Ee ne iş yapsın?

 

Ne iş olsa yaparım.

 

Bu tablo tüm sektörlerde yaşanıyor. Belki bu sorun tüm Anadolu’da vardır ama Erzurum’da çok daha fazla. Sıkıntı sadece insanların çabası ile aşılacak bir sorun değil. Hem devlet hem sivil toplum kuruluşları hem de belediyeler sektörlere göre eleman sorununu tespit edip ihtiyaca göre kurslar açmalı.

 

 

Sırf bir aktivite olsun diye her yere bilgisayar ve yabancı dil kursu açmakla bu işin üstesinden gelinmez. Elbette bu kurslarda olmalı. Ama başka alanlarda da çalışma yapılmalı. Mobilya, büro elamanı, sekreterya, satış elmanı benim ilk aklıma gelenler.

 

 

Bakın İŞKUR üstüne basa basa dile getiriyor; 3 bin kişi bu şehirde kendine iş buldu. 7 bin kişinin çalışacağı iş yeri var ama elaman yok. Bu bile bizim hangi alanlarda meslek edindirme kursu açmamız gerektiğine yönelik bir veri. İşsizliğin her geçen gün büyüdüğü kentte bir şeylerin hayat bulmasını istiyorsak bizde taşın altına elimizi koymalıyız.

 

Her şeyi devletten bekleme devri bitmiştir. Ya kendi göbeğinizi kendiniz kesersiniz ya da beklediğiniz kurtarıcının bir ömür boyu yolunu gözlersiniz. Karar sizin…  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 22-10-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları