Sevda Güneş

Bana ne!

25.08.2015 Sevda Güneş

Kanuni Sultan Süleyman’ın sütkardeşi Yahya Efendi yaşı ilerledikçe veli zatlardan olur. İnzivaya çekilir ve kendini tamamen uhrevi işlere adar. Kanuni’de zaman zaman görüşmek ister ama nedendir bilinmez bir türlü görüşmek istemez Yahya Efendi. Kanuni en son uzun bir mektup yazar. Gelen cevap irice bir kâğıttadır. Kanuni kâğıdı açınca büyük harflerle yazılmış kocaman bir “BANA NE” yazısı görür, anlam veremez haliyle.

Kanuni her fırsatta görüşme isteğini yineleyen mektuplar yazar sütkardeşine. En sonunda çabaları sonuç verir ve bir iskelede buluşurlar. Küçük bir kayığa atlayıp açılırlar denize. Kanuni mektuptaki “BANA NE” yazısının anlamını sorar ama cevap alamaz. Başka bir soruya geçer:

Üstadım… Sen Allah dostu veli bir zat olmuşsun. Senin hayat görüşün, senin ufkun benimkinden çok daha açıktır. Hele deyiver bakalım, benim Osmanlı Devleti’min yıkılışı ne zamandır ve nasıl olacaktır?

Sütkardeşi beklemeden cevap verir: BANA NE

Sevgili kardeşim. Nedir bu BANA NE, tekrar edip durursun…

“Sana, sen sormadan söylemiştim cevabı ama anlayamamışsın. Senin torunların her olumsuzluğa, her sıkıntıya, her dara düşmeye, her çaresizliğe BANA NE diyecekleri için Devlet-i Al-i Osmani yıkılacaktır” diye cevap verir…

Bir milletin geleceğini geçmişi belirler. Bugün de geçmişte de Türk Milleti ve Devleti birlik olduğu için, başına gelen ya da gelebilecek olayları önemsediği, her değerine sahip çıktığı için “yüce” unvanı almıştır.

Oysa her alanda yaşanan dejenerasyon bizim geçmişimizi ve geleceğimizi tehdit ediyor. “Bana değmeyen yılan bin yaşasın” felsefesini benimseyen bir toplumun düşmana ihtiyacı yoktur, o zaten zamanla kendini bitirir.

Bu milleti ne terör nede dış güçler yıkabilir. Tabi biz her şeye “BANA NE” demez isek. Yüz yıllarca dünyaya hükmeden bir imparatorluğu yerle bir eden “BANA NE” bizi ne hale getirir varın siz düşünün.

Hepimiz kafamızı elimizin içine alıp nereden nereye geldiğimizi düşünmeliyiz. En çokta bir örgütün elinde oyana buyana savrulan, önündeki resimden başka şeylere kör haline getirilen, bu ülkenin öz evlatları Kürtlerin tepki göstermesi gerek. PKK denen alçaklara “siz bizden değilsiniz” demenin zamanı gelip te geçiyor…

Ülkenin tamamında yaşayanlar, terör olaylarını yalnızca Güneydoğu sorunu olarak değil, devlet sorunu deyip onlarda BANA NE dememesi lazım.

İşte o gün terörde o meşhur dış güçlerde avucunu yalar.

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 25-08-2015
  
  • Karayazili 28.08.2015 07:08:13

    Kürtler ve senin gibiler asla aynı kategoride değiller. sen kim oluyorsun da Kürtlere akıl veriyorsun?

Yazarın Diğer Yazıları