Sevda Güneş

Başkan Sakık’ın ilk icraatı

05.06.2014 Sevda Güneş

Ağrı’nın yeni Belediye Başkanı Sırrı Sakık, şehrin en önemli problemini gündemine alarak ilk icraatını açıkladı! Hizmetlerine ‘utanç abidesi’ olarak nitelendirdiği Cumhuriyet Caddesi üzerindeki Hava Şehitliğini kaldırma ile başlayacak olan Başkan Sakık’ın ikinci en önemli icraatı ise bazı cadde ve sokaklara verilen Kazım Karabekir isminin değiştirilmesi.

1930’larda düşen ve iki pilotun şehit olduğu uçağın Kürtleri bombalamak için havalandığını iddia eden Sakık, “Bu kentte ilk gözüme batan bu utanç abidesidir. Sordum dediler ki, ‘Evet, bu 1930’larda Kürtleri bombalayan pilotların abidesidir.’ Kimileri övünç abidesi olarak görebilir, biz utanç abidesi olarak görüyoruz” ifadelerini kullanıyor. Hızını alamayan yeni başkan ilde bazı cadde ve sokaklara verilen Kazım Karabekir isminin de bir an evvel değiştirileceğinin altını çiziyor.

Oy sayımının ardından afilli laflar eden Sırrı Sakık’ın ‘barış’ söyleminden ne anladığını merak ediyorum doğrusu. O şehrin en acil sorunu hava şehitliğinin kaldırılması ve sokak isimlerimidir?

Açıklamanın ardındın haber siteleri bu ifadeleri çarşaf çarşaf haber yaptı. Kimi eleştirdi kimi şaşırdı. Aslında niye şaşırıyorsak, bu zihniyetin işi vatandaşa hizmet getirmek değil ki. Öyle olsa önce o ilin sorunları gündeme gelirdi.

Tunceli Cumhuriyet Meydanı'na yıllar evvel  ‘İnsan Hakları Anıtı’ olarak dikilen kadın figürünün aynı yerde 7 askeri şehit eden, 29 askeri de yaralayan PKK'lı ilk ‘canlı bomba’ Zeynep Kınacı'yı sembolize ettiği tüm ülkenin bildiği bir gerçek. O anıta CHP’li bir bakan müsaade etti ve bugüne kadar hiçbir devlet yetkilisi yıkmaya yeltenmedi. Bırakın yıkmayı hiç kimse ucube, utanç abidesi demeye bile cesaret edemedi.

Barış için geldik diyen Sakık’ın amacı hizmet ayağına şehitliği kaldırmak değil, 1926 yılında başlayıp 1930’larda sona eren isyanı gündeme getirmek ve halkı kışkırtmak olduğu çok açık. Peki, gerçekte ne olmuştu.

16 Mayıs 1926'da SoğanlıKızılbaşoğluSoriCilkanlıBilhanlı ve Cinganlı aşiretleri; Ağrı'daki Brosonluİbrahim ve adamları ile birleşerek ayaklandılar. İran'daki Yusuf Taso ile beraber 1.000 kadar atlının İran sınırını geçip Brosonlu'nun yardımına gelmesi üzerine ayaklanma büyüdü. Bunun üzerine başlatılan askeri harekat ilk başlarda başarısız oldu. Doğubayazıt’a çekilen ordu birlikleri Haziran ayında ikinci bir harekata başladı. Bunun üzerine isyancılar İran'a kaçtı. İran hükümetinden sınırda gerekli önlemleri alması ve geçişleri önlemesi istendi. Bu isyana Ermeni Taşnakların maddi destek verdikleri tespit edilmişti. İsyan 1926 yılında başladı ve birinci, ikinci ve üçüncü Ağrı isyanı olarak devam etti. Hatta Türkiye İran sınır hattı bu isyanlar döneminde çizildi, Küçük Ağrı Dağı o dönmede Türk topraklarına dahil edildi. Üç aşamalı isyan bastırma yöntemini deneyen Ankara, isyanı askeri harekâtla bastırdı. Ağrı olayları Şeyh Sait isyanı kadar çetin bir isyan olarak tarihteki yerini aldı.

Geçmişte yaşanan acıları kaşıyarak gündeme gelmek isteyenler asla barış lafını ağızlarına almamalıdır. Eğer o isyan bastırılmamış olsaydı bugün o günlerin kara propagandasını yapanlar Ağrı’ya Belediye Başkanı olamazlardı.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 05-06-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları