Sevda Güneş

Biraz mert olun mert…

08.04.2014 Sevda Güneş

İstanbul hapşırsa Türkiye nezle olur deyimi ne kadarda doğru. “Türkiye’ de Çocuklar Ölmesin”  Hareketi,  gezi olaylarında başına biber gazı fişeği isabet ettiği için günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi verip, sonunda hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ardından başlamıştı. Önceki günlerde Zekeriyaköy’deki evinden dışarı çıkıp kaybolan 3 yaşındaki Pamir için İstanbul ayağa kalktı. 30 saat boyunca arama kurtarma ekiplerinin yanı sıra, Pamir’i hiç tanımayan yüzlerce insan minik çocuğu aradı. Ama umutlar komşunun yüzme havuzunda son buldu ve minik Pamir’in minik cesedine ulaşıldı.

Kim isterdi ki böyle bir facia yaşansın! Elbette yüzlerce insanın minik bir çocuk için seferber olması takdire şayan bir durumdu. Sosyal medya yıkıldı, binlerce insan Pamir için tek yürek oldu. Hatta bazı art niyetliler ‘bu gece o çocuk ortaya çıkmazsa taksime yürürüz’ tehdidinde bulundu. Haber kanalları son dakika yayınları yaptı. Bir Türkiye Pamir’e ağladı. Hepimizin yüreği yandı yanmasına da, ben başka bir açıdan bakmak istedim olaya. Mesela Pamir Erzurum’da kaybolsa bir Türkiye ayağı kalkar mıydı? Hiç sanmam. Bunu bir tahmin üzerinden söylemiyorum.  Aynı gün bir okul servisi bu şehirde kazaya karıştı. Dokuz yaşındaki Osman Karslı, her gün bindiği okul servisinden indi ve arkadaşlarına el sallarken aynı servisin altında kalarak can verdi. Bu haber maalesef sadece ulusal bir gazetenin internet sayfasında haber oldu.

Çünkü Osman İstanbul’a bin küsur kilometre uzaklıkta can verdi. Onun için kim yerinden kalkıp ta mücadele verecekti. Eee, Erzurum’da Taksim’de yok. Öyleyse Osman ölebilir, sesiz sedasız toprağa girebilirdi.

İki gündür Kars polisi 9 yaşındaki Mert’i arıyor. Mert, Pazar günü annesinin yaptığı öğle yemeğini babasının işyerine götürmek için evden çıktı ve bir daha geri dönmedi. Aile polise başvurdu, o bölgedeki MOBESE kameralarının incelenmesini istedi. Yapılan incelemede sadece birkaç saniyelik bir görüntü elde edildi. Görüntüde uzun boylu bir erkek Mert’in yanına yaklaşıyor, başını okşuyor ve ara sokağa doğru ilerliyor.

İki gündür soysal medya üzerinden Karslılar ve Erzurumlular Mert’in fotoğrafını paylaşıp yardım istiyor. Dün Pamir ve Berkin için ortalığı toz duman eden gruplardan çıt yok. Peki, bu nasıl insanlık? Bölgeye göre mi çocuk sevgisini kalbinizde taşıyorsunuz? Eğer o çocuk İstanbul’da yaşıyorsa kayıp olamaz, ölemez, ama ülkenin başka yerindeki çocuklar bizim değil, ölebilir, kayıp olabilir, hatta başına her iş gelebilir mi diyorsunuz?

Maalesef ortadaki tablo budur. Türkiye’yi İstanbul’dan ibaret sayanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Biz ne yaparsak yapılım bu algı hiçbir zaman değişmeyecek. Bu yazı akşam saatlerinde sayfadaki yerini alırken, acı haberle sarsıldık. Mert bir vahşete kurban gitti. Kafası taşla ezilmiş, boğazı kesik halde bulundu. Kim ne istedi bu küçük yavrudan? Şimdi ne diyeceğiz, takdiri ilahimi?

Doğu’nun ücra bir ili diye gördüğünüz yerde, gözleri parıl parıl parlayan bir çocuk öldü. Aslında ölen Mert değil, mert olmayan insanlıktı.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 08-04-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları