Sevda Güneş

Biz bu işi ciddiye almıyoruz

22.05.2017 Sevda Güneş
Geçmişini bilmeyen geleceğini nasıl şekillendirir? Tabyalarla her sabah göz göze geliyoruz ama eminim ki bu şehirde büyük bir kesim o mekana bir kez olsun çıkmışlığı yoktur.

Oysa Türk tarihinde Çanakkale neyse, Aziziye – Mecidiye Tabyasında yaşananlar, 93 Harbi de odur. Kitaplardan okuduğumuz destanın yazıldığı şehirde yaşayıp o aziz mekânları görmemek nasıl bir duyarsızlıktır?

Şimdi durup dururken bunu niye yazdığımı düşünebilirsiniz, anlatayım.

Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK) hafta sonu tabyaları hiç görmeyen ilköğretim ve üniversite öğrencilerini o tarihi mekânlara götürmüş.

Ne hayırlı bir iş yapmış. Düşünün ki o çocuklar bu yaşa gelmiş ama üç adımlık yerde, kendi tarihlerini hissedip, destanın yazıldığı havayı koklayamamışlar.

Resimlere bakarken aklıma Japonya geldi. Japonya’da okul çağına gelen her öğrenci öğretmenleri eşliğinde II. Dünya Savaşı sırasında ABD tarafından atılan atom bombası sonrası yerle bir olan Hiroşima ve Nagazaki’ye götürülüp, nasıl bir faciayla karşı karşıya kaldıklarını anlatıyorlar.

Daha ilkokuldayken tüm kitaplarda Japon tarihini öğrenmeye başlıyorlar.

Yarım asındır aynı yalana inanan Ermeniler, sözde soykırım palavrasını minik beyinlere sokmak için ders kitaplarında bile uyduruk hikayeler anlatıp, kilise korolarında Türkiye aleyhine ilahiler besteletiyorlar. Ermenistan’da ilköğretim çağında okuyan öğrencilerin sözde soykırım anıtına her yıl iki kez gitmesi zorunlu. Nedeni açık, o ruhu diri tutmak.

Oysa Türk halkı şanlı geçmişi ile dünya milletleri arasında farklı bir konuma sahip. Nice destan yazmış, devletler kurup, imparatorlukları dize getirmişiz.

Kadını, çocuğu ile düşmana geçit vermemişiz. Ancak atalarımızın bizlere miras bıraktığı şanlı tarihimizle ilköğretimin 7. sınıfta tanışıyoruz. O da kitap üzerinde.

Bırakın başka şehirlerden öğrencileri buraya getirmeyi, bu şehirde olanlar bile ecdadın mirasını görmeye gitmiyor, götürülmüyor. Çanakkale’ye bile daha yeni yeni çocuklar götürülmeye başlandı.

Yeri gelmişken bir hakkı teslim etmek lazım; Göreve geldiği anda ‘Ecdada Yürüyüş’ programı düzenleyerek o gün ki ruhu bize hatırlatan, atalarımızı minnetle anmamıza vesile olan Erzurum Eski Valisi Ahmet Altıparmak’ı anmamak olmaz.

Sadece bu program sayesine bile o tabyalarda nasıl bir destan yazıldığını, yeni öğrenen Erzurumlular oldu.

Erzurumlu ünlü kalp cerrahı Bingür Sönmez sayesinde kitaplarda tek satırda geçen ‘Allahu Ekber Şehitleri’nin bu vatanı korumak için donarak şehit olmalarını öğrendik. Sönmez sayesinde aziz şehitlerimizi her yıl devlet töreni ile anıyoruz.

Madem bu ülkenin sınırları kanla çizildi. O halde emanete daha iyi sahip çıkmak için, gelecek nesillerimize bunları aktarmak için daha etkin yollar seçelim.

Bu yalnızca bir STK’nın işi olmamalı. Bu devlet meselesi olmalı. Hafta sonu tabyaları gören çocuklar, eminim çok ama çok etkilenmiştir. Ecdadını daha iyi anlamıştır. Keşke o içki şişeleri de o mekanlarda olmasaydı. Ecdadın kemiklerinin sızlaması bir acı, o gençlerin bu rezalete şahit olması başka bir acı. Gördüğüm resim ise galiba biz geçmişimizi ciddiye almıyoruz… 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 22-05-2017
  
Yazarın Diğer Yazıları