Sevda Güneş

Bu oyun başka

13.06.2014 Sevda Güneş

Türkiye içte ve dışta ciddi gelişmelere sahne oluyor. İç de yaşanan terör destekli olaylar daha dindirilemeden Musul’un işgali ve konsolosluğumuza yapılan saldırı tüm dikkatleri Irak’a çevirdi.

Hükümet olacakları masaya yatırırken terör uzmanları iç kargaşaya dikkat çekiyor. ‘Bu karışıklık PKK’nın ekmeğine yağ sürüyor’ diyen uzmanlar yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de önemli bir etken olduğunu savunuyor.

Türkiye dünya üzerinde önemli bir kavşak. Bu ülkenin rahat olması asla dış güçlerin işine gelmiyor. Ne kadar huzursuzluk o kadar istikrarsızlık. Ülke karıştıkça ekonomi geriliyor.

Son yıllarda iç ve dış politikada gelinen nokta bize şunu gösteriyor.Türkiye artık yeni bir strateji geliştirmek zorunda. Ülke artık savunma politikasının dışına çıkıp radikal kararlarla ilerlemek durumunda.

İç politika da çözüm süreci ilerlerken düne kadar yalnızca eylemleri Güneydoğu ile sınırlı olan örgüt, bu süreçten cesaret alarak nereneyse ülkenin tüm şehirlerine yayıldı. Erzurum günlerdir diken üstünde.

Mahallebaşını üst seçen terör yandaşları sık sık olayları provoke edip şehirde kargaşaya neden oluyor. Peki, bunlar gerçekten tesadüf mü? Kesinlikle hayır.

Geçtiğimiz yıl bu köşede terör örgütünün üniversite aracılığı ile Erzurum’u karıştıracağını açıkça yazmıştım. Hatta istihbarat birimlerinde de bu bilgi günceldir. Örgüt çözüm süreci boyunca altyapı çalışmalarına hız verdi. Eli kalem tutan gençlere yazın kamplarda eğitim veren örgüt üyeleri kışın bu şahısları üniversitelere geri gönderdi. Bunlardan biri de Erzurum Atatürk Üniversitesi.  

Yaz tatilini terör kamplarında geçiren üniversiteli gençlere “Kürt devleti kurulacak, kendi askeri yapımızı ve idare şeklimizi oluşturacağız” deyip eğitimlerini tamamlama tavsiyesinde bulunuluyor.

Gazete manşetlerine yansıyan yol kontrol resimleri bu işin provasıdır. PKK’nın ülke içinde oluşturmak istediği kaos, sadece iç kargaşa yaratıp Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve çözüm sürecini provoke etmek değil aynı zamanda kendini ve kuracağı sistemi filli olarak hayata geçirmektir.

Burada yapılmak istenen iç savaş çıkarıp kargaşayı ülke çapına yaymaktır. Bunun en iyi kanıtı Erzurum’dur. Erzurum milli hassasiyetleri olan bir kent, bugüne kadar terör eylemlerinde vur kaç taktiğine sahne olmuştur. Ama birkaç gündür yaşananların Diyarbakır’dakilerle bir farkı bulunmamaktadır.

Elbette halk bu oyuna gelmemelidir. Ancak bunun olmaması için yalnızca vatandaşın desteği ve sağduyulu tavrı yeterli değildir. Başta güvenlik güçleri şehrin muhtelif yerlerini üst tutan şer guruplarını tespit edip dağıtmalı, özellikle şehir dışından gelen meçhul kişiler üzerinde istihbarata ağırlık vermelidir.

Üniversite yönetimi asla bu olayları iki karşıt grup gibi görmemeli. Sadece ülkücü gruplar yürüyor diye algılar ise yarın bu işin faturasını ödeyemez. Bugün birkaç gözaltı ile olay atlatılmış olabilir ama yarın bir kişi hayatını kaybederse fatura çok daha ağır olur. Herkes sağduyulu davranmak zorunda. Hamaset söylemlerinin bittiği, gerçek yaptırımların uygulanması gereken bir dönemi yaşıyoruz. Şehrin idarecileri birkaç gündür yaşananları daha önce yaşanmış olaylara benzetmemeli. Zira günlerdir bir oyun bölüm bölüm sahneleniyor.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 13-06-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları