Sevda Güneş

Demedi demeyin!

21.05.2014 Sevda Güneş

Şehirde nereye giderseniz gidin onlarla karşılaşıyorsunuz. Sokakta Suriyeli dilencilerin tacizine hemen hemen herkes maruz kalmıştır. Cumhuriyet Caddesi, Havuzbaşı, Mumcu,  Gürcükapı şehrin her yanı Suriyeli dilencilerin kıskacında.

Sadece para istemekle kalmıyor ceketinizden, kolunuzdan tutup ısrarla yardım istiyorlar. Sayıları da öyle bir iki değil, gurup halinde geziyorlar. Aralarında çocuk da var genç kızda. Hatta yaşlı kadınlar bile mevcut. Hadi birine acıyıp birkaç kuruş verdiniz, anında bir kişi on kişi oluyor ve yol boyunca asla peşinizi bırakmıyorlar. Kolunuzdan tutan mı istersiniz ceketinizin yakasına sarılan mı. Suriyeliler bu durumu o denli abartmışlar ki otomobilinizin camını bile kırmaya yelteniyorlar.

Erzurum ilk mülteci olarak Afganlıları tanıdı. Uzun yıllardır burada yaşıyorlar. Kim diyebilir ki Afganlılar dileniyor, bizi taciz ediyor, olay çıkarıyor diye, asla.

Öyle ya da böyle bir şekilde ekmek paralarını sesiz sedasız çıkarıyorlar. Hatta bu şehre renk katıyorlar da diyebiliriz. Çekik gözlü asil insanlar. Toplumda görüntü ve giyim şekilleri itibari ile fark edilseler de asla göze batmadılar. Şehrin düzenini bozacak hareketlerin içinde olmadılar. Bu nedenle insanlar onlara kalplerini evlerini açtılar, iş olanakları tanıdılar.

Ülkelerindeki iç savaştan kaçıp can havli ile Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin durumu gerçekten büyük sıkıntı. Aslında onları anlıyoruz, tüm bu yaşananların adı açlık ve fakirlik. Fakat gittikleri her yerde olay çıkaran, ciddi suçlara karışan Suriyeli mültecileri içimizde asimile etmek zor değil, imkansız. Zira hiç birinde toplumsal düzen anlayışı yok. Bu nedenle hiç tanımadıkları bir ülkenin bir ilinde istedikleri gibi hareket edip, para kazanmamın yollarını illegal da olsa arıyorlar. Eğer tedbir alınmaz ise yaşananlar hiç kimsenin hoşuna gitmeyecektir.

Belli kavşakları mesken tutan ve hareket halindeki araçlar arasında yardım toplayan Suriyeli aileler, bir kazaya kurban gitse veya kazaya sebebiyet verse bunun hatasını kime yükleyeceğiz. Gerekli tedbirler alınmadan yurdun her yanına akın akın gönderilen Suriyelileri ülkeye sokan mevcut hükümete mi? Şehrinden sorumlu olan ama bu feryada kulak tıkayan yerel yöneticilere mi? Yoksa kendisini taciz eden ve gözü kararıp bu insanlara zarar verenlere mi?

Bu ülkede sahi dilenmek suç değil mi? Her Cuma dilenci avına çıkan, yerli dilencileri yaka paça toplayan, seyyar satıcılara ‘toplum düzenini bozuyorsunuz’ diye mallarına ve ekmek teknelerine el koyan zabıta ekipleri bu rezaleti görmüyor mu? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan insanların bu ülkede legal bir iş yapması belli izinlere tabi iken, illegal iş yapanları bu şehrin polisi, valisi görmüyor mu? Cami önlerini mesken tutan, hareket halinde iken otomobillerin camına yapışan, yolda yürüyen insanları taciz eden Suriyelilere acaba kim dur diyecek. Toplum düzenini bozan, sokağa çıkanları canından bezdiren bu insanların durumu ne olacak. Daha ne kadar duymadım görmedim yapacaksınız. Bir tehlike adım adım geliyor, demedi demeyin…  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 21-05-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları