Sevda Güneş

EN BASİT SAVUNMA YÖNTEMİ, YALANLAMA…

13.11.2014 Sevda Güneş

Biz yazmaktan onlar yalanlamaktan bıkmadı. Biz yazmaktan bıkmayız çünkü bu bizim görevimiz. Basın toplumun aynasıdır, aynaya ne yansırsa gözde onu görür. Ancak son dönemlerde öyle bir algı oluştu ki basın bir sorunu gündeme taşısa konuya muhatap olanlar jet hızı ile yalanlama yolunu seçiyor.

 

Ben meslek hayatımda hatasını kabul eden, anında yanlışa müdahale edip ‘evet haklısınız bizde gereğini yapıp hatayı düzelttik’ diyen tek bir yetkiliye denk gelmedim.

 

Oysa basının görevi yanlışa muhalefettir. Biz eksikleri görüp dile getireceğiz, konuya muhatap olanlar araştırıp gereğini yapacak ama gelin görün ki tam tersi oluyor. 

 

Günlerdir Muratpaşa Mahallesinde her iki günde bir elektrik kesintisi yaşanıyor. Bu nasıl bir arıza ise hep aynı saatlerde meydana geliyor. İşlerin en yoğun olduğu, 16.00 ile 18.00 saatleri arasında yaşanan kesintiler artık periyodik hale gelince sıkıntı haberleştiriliyor.

 

Konunun muhatabı firma gereğini yapmak yerine bu haberlerin asılsız olduğunu iddia ediyor. Bu nasıl bir aymazlıktır. Ortada bir sıkıntı var ve iki günde bir bölge karanlığa gömülüyor ama siz ‘böyle bir şey yok’ diye açıklama üzerine açıklama yapıyorsunuz.

 Türkiye’de özelleştirme niye yapılıyor, sadece devlet kurumları zarar ettiği için mi? Elbette hayır. Hele bahse konu Türk Telekom ve Türkiye Elektrik işletmesi ise asla böyle bir durumdan söz edemeyiz. Çünkü devletin en fazla kar sağladığı ve her yıl vergi rekortmeni olan kurumlar bunlar.

 

Peki, niye özelleştirildi? Devlet bu işi yapamıyor muydu? Elbette hakkı ile yapıyordu ama artık devlet her işle uğraşmasın, iş yükünden kurtulsun, vatandaşa daha kaliteli hizmet gelsin diye özelleştirildi. 

 

Her ilde böylemi bunu kestirmek zor ama Erzurum’da henüz özel sektörün bir meyvesini biz göremedik. Çıkın bir akşam Palandökene, şöyle bir kente tepeden bakın.  Koca bir şehrin ışıkları bu kadar mı sönük olur. Sanırsınız ki şehrin tamamı faturasını ödememiş diye elektrik kısıtlamasına gidilmiş.

 

Vatandaştan sattıkları elektriğin tek kuruşunu bırakmayan, faturasını bir ay aksatan abonenin anında elektriğini kesen, kestiği aboneden açma kapama parasını dahi tahsil eden bu firma, insanlara kök söktürürken sorun yok.

 

Ama iş kaliteli hizmete gelince görevini yapmak yerine çamur at basına, sıyrıl işin içinden. Bu iş bu kadar basit olmasa gerek. Ya bu kurumların başındakiler dünyadan bihaber ya da basın merkezlerinde çalıştırdıkları adamlar…  

 

Devletin birçok özelleştirmesini doğru buluyorum, tıpkı ARAS EDAŞ gibi. Ancak biz özelleştirdik, kurtulduk mantığını asla benimsemiyorum.

 

Devlet sattığı her işletmeden sorumludur. Takibini ve denetimini aksatmadan yapmalıdır. Varsa hatası, kusuru olanlar bunlara da cezai işlem uygulamalıdır.

 

Erzurum’da resmen vatandaş parası ise rezil olmakta, üstüne üstlük birde cezalandırılmaktadır.  Bahsettiğimiz yer koskoca bir Büyükşehir. Siz ülkenin bu kadar ileri gittiği bir noktada bu kenti geriye götüremezsiniz. Aldığınız paranın karşısında kusursuz ve kaliteli hizmet sunmak zorundasınız. Zira kendi kesenizden bu işleri yapmıyorsunuz. Her ay yüz binlerce abonenin parasını tahsil ediyorsunuz. Doğu’da kayıp kaçak oranının en az olduğu il Erzurum’dur.

 

Şimdi bu firma şapkasını önüne alıp bu kente ne kadar kötü hizmet sunduklarını gözden geçirmeli, tahsil ettiği faturaların hakkını vatandaşa teslim etmelidir.

 

Kimsenin sizinle bir sorunu yok. Sadece daha profesyonel bir hizmet anlayışı ve basını kendinize düşman bellemeyip yazılanları dikkate almak, hepsi bu...

 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 13-11-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları