Sevda Güneş

Irkçı Almanya’nın Büyükelçisine bakar mısınız?

21.06.2013 Sevda Güneş

Önceki gün Erzurum’a gelen ve bir dizi ziyaretlerde bulunan Almanya’nın Türkiye Büyükelçisi Eberhard Pohl, hem işadamları ile biraya geldiği yemekte hem de dün makamında ziyaret ettiği Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak’ı ziyaretinde aynı şeyleri tekrarlardı.

Gündem Gezi Parkı eylemleri ve eylemler sonrası Almanya Başbakanı Merkel’in  açıklamalarıydı. Gittiği her yerde bu tür sorularla karşılaşan Büyükelçi, ‘Avrupalı hiçbir kimse şiddetin yanında yer alamaz, ben kendi gözlerimle polisin orantısız güç gösterdiğini ve eylemcilere şiddet uyguladığına şahit oldum’ dedi ve yaşananları eleştirdi. Vali Altıparmak, Büyükelçinin tavrına tepki koydu ve ‘Türkiye’de yaşananlar Avrupa’nın içinde yaşananların birebir aynısıdır’ dedi.

Esasen Almanya Büyükelçisi’nin açıklamaları, hem hükümet dışında, hem Türk siyasetçilerin hem de dünya liderlerinin aksine bir görüş değildi. Ancak, diplomat kimliğinde yer alan bir Büyükelçinin başka bir ülkenin iç meseleleri hakkında bu kadar cüretkar açıklamalar yapması pek de normal bir durum değildir.

Biz kendi içimizde yaşananları eleştirebilir, eylemcilere hak verebiliriz. Başbakanın ilk günlerde yalnızca çevrecilerin eylemi iken, takındığı tavrı eleştirebiliriz. Ancak, başka bir ülkenin bürokratı ve siyasetçisi asla böyle bir hakka sahip değildir.

Türkiye’de daha önce de böyle bir durum yaşanmıştı. Hatırlanacağı gibi 28 Şubat sürecinde Sincan’da tertiplenen Kudüs gecesinde İran Büyükelçisi çıkıp konuşma yapmış, Türkiye’nin rejim sistemini eleştirmişti. Aynı günleri izleyen dönemde İran Erzurum Başkonsolosu Genel Kurmay 2. Başkanı Çevik Bir’in konuşmasını eleştirmiş, basına açıklamalarda bulunmuştu. Her iki diplomatta Türkiye tarafından ‘istenmeyen adam’ ilan edilip, ülkelerine gönderilmişti. 

Elbette aynı manzaralar yaşansın istemeyiz, herkes düşüncesinde hür ve özgürdür. Hassas bir dönemden geçen Türkiye’de bu tür söylemlerin iyi niyetli olduğunu düşünemiyor insan. Hele hele açıklama Ankara’da değil de, Türkiye’nin doğusundaki bir ilden yapılınca insanın aklına başka şeylerde geliyor. Gezi eylemlerinde, kimse kusura bakmayacak ama ‘at izi adeta it izine karıştı’. Kimin iyi niyetli, kimin kötü niyetli olduğu ayırt edilemedi. Dün iyi niyetle çıkılan yolda, Türkiye üzerinde kimin hesabı varsa çıktı meydana kinini kustu. Türkiye’yi eleştiren batı ülkeleri önce kendi işleyişleri ile ilgilensinler. Almanya’da eylem yapan Romanlara neler yapıldığı daha unutulmadı.

Eylemler sırasında Taksim’e gelen ve Divan Otel’e kamp kuran Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, Türkiye’de yaşanan her krizde başı çekiyor. Daha önceki yıllarda da PKK’nın sözcülüğüne soyunmuş ve Güneydoğu’da olmadık işlere kalkışmıştı. Eğer Türkiye’de demokrasi olmasa, sicili kabarık olan Claudia Roht bu ülkede bu kadar rahat cirit atamazdı. Demokrasi aşığı Almanya, Türkiye’de terör saldırıları olurken neredeydi? Irak, Afganistan işgal edilirken, masum insanlar katledilirken neredeydi?

Almanya ırkçılığın en fazla yaşandığı bir ülke. Türkler bu ülkede ırkçı Nazi grupları tarafından cayır cayır yakılırken, sayın Büyükelçi ve ülkesi neden sessiz kaldı? Sayın Büyükelçi, sizin Türkiye’ye ve onun şanlı polisine söyleyecek tek bir sözünüz bile olamaz. Siz önce kendi ülkenizin faşizmini kontrol altına alın.

Hiçbir Türk’ün sizin savunmanıza zerre kadar ihtiyacı yoktur. Herkes haddini bilmeli ve önce kendi ülkelerine şöyle bir bakmalıdır. 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 21-06-2013
  
  • Hasan Ay 22.06.2013 01:06:16

    Sevda hanım çok güzel bir yazı yazmışsınız...Bu Alman ....muzları oldum olası Türk düşmanlığı yapmaktadır...Almanya'daki bir gurbetçi olarak bunları en iyi ben tanırım...Bunlar aşağılık bir millettir...

  • Fatih ÇAĞLAYAN 21.06.2013 06:06:24

    Sevda hanım Çok teşekkürler Bu zamanlarda böyle yazılar yazılması gerekmektedir. Ülke bizim bunları herkesin iyi analiz etmesi gerekmekte kaleminize sağlık.

  • Elanur İnce 21.06.2013 12:06:34

    Çok haklısınız...Bu adam kesin Erzurum'u karıştırmaya gelmiştir...Ama valimizde ağzının payını vermiş...

Yazarın Diğer Yazıları