Sevda Güneş

İşte kıyamet tarihi!

19.03.2014 Sevda Güneş

Şu sıra kimi görsek hep aynı soruyu yöneltiyor; 25 Mart’ta ne olacak? 17 Aralık operasyonunun ardından toplum olarak her gün yeni bir senaryonun içinde buluyoruz kendimizi. 2012’de kıyamet kopacak dendi, hatta filmleri yapıldı ama kıyamet kopmadı. Dünya rahat bir nefes aldı. Türkiye için siyasi kıyametin kopacağı tarih ise 25 Mart olarak belirlendi.

Hem AK Parti kaynakları, hem de devletin istihbarat birimleri, 25 Mart’ta başta paralel yapının girişimleri ile sol örgütler sokakları harekete geçirip ülkeyi seçime götürmeyeceklermiş. Ortalıkta dolaşan birinci iddia bu. İkinci iddia ise aynı tarihte yani 25 Mart’ta aynı yapı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın öyle bir kasetini servis edecekmiş ki; Başbakan Erdoğan bırakın seçim meydanlarına çıkmayı, Başbakanlık koltuğunu bırakıp gidecekmiş.

25 Mart tarihine dikkat çeken isim Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler oldu. İşler, ‘seçim tarihine kadar olağanüstü şeyler bekliyoruz’ dedi ve ekledi:

“30 Mart, kader seçimi haline geldi. Özellikle bu yapı için ölüm kalım meselesi haline geldi. Eğer bu yapı 30 Mart’ta beklediği sonucu alamazsa yok olacağını biliyor. Bu yüzden 30 Mart’a kadar ellerinden geleni yapacaklar. Önce ‘15 Mart’ı bekleyin’ dediler, bekledik bir şey göremedik. Şimdi 25 Mart’ı bekliyoruz. Sempatizanlarını bir arada tutabilmek için ‘30 Mart’a kadar bu iş bitecek’ mesajı veriyorlar. Şu ortamda ben Türkiye’de birtakım olağanüstü hallerin olmasını, olayların yaşanmasını bekliyorum”

Bu açıklamaları gören vatandaşların elbette tedirgin olması ‘acaba ne olacak’ diye panik yapması çok doğal. Seçime değil, savaşa gittiğimiz aşikâr. Ancak toplumu bu kadar germek ne kadar normal. Türk halkı olarak zaten komplo teorilerine olan ilgimiz ortada iken, yaşanan bu kadar olumsuzluk üzerine yetkili ağızlardan yapılan bu açıklamalar, halkı dehşete sevk ediyor. Varsa istihbarat örgütlerinin böyle bir bilgisi engel olmalıdır. Emniyetin önleyici kuvvetleri diye bir birimi var. Keza jandarmanın da. Her kim ki bu ülkenin huzuruna kastediyorsa o kimselerin yaptığı terörizmdir, o kimseler teröristtir. O halde adı paralel mi, dikey mi, her ne ise çıkarın şunları yargı önüne. Neden daha fazla bir şeyler yapılsın diye bekleniliyor anlamış değilim.

Kaset mevzusuna gelince, bugüne kadar sayısız kaset çıktı. Daha bu kasetleri sızdıranlar ne gözaltına alındı, nede konu yargıya gitti. Kaset işi bir tek Deniz Baykal ile MHP’li vekiller üzerinde etkili oldu ve modası çabuk geçti. Kaldı ki toplumda röntgencilik hiç mi hiç prim yapmadı. Bu kasetleri çekenler ve servis edenler amacına ulaşamadı. Bu saatten sonra çıkacak kasetler ne Başbakanı koltuğundan eder, nede bu vatandaşın sandığa gitmesine engel olabilir. Yapılan her hamle AK Parti’nin hanesine oy olarak yansır.

Ne bu toplumu gerin, nede kendinizi boşa yorun. Su akar yolunu bulur. Son haftada kan gövdeyi bile götürse bu seçmen sandığa gitmekte kararlı. Herkes oyunun rengini belirledi. İnsanların sabrını daha fazla artık taşırmayın.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 19-03-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları