Sevda Güneş

İstenince oluyormuş…

24.01.2014 Sevda Güneş

Bu kent ne çektiyse zihniyet fukaralığından çekti. Bu kent ne çektiyse dar kafaların diktasından çekti. Ne diyor ünlü bir düşünür, “Eğer bir topluluğu yok etmek istiyorsanız, onların fikir olarak gelişmesine müsaade etmeyin.” Sanki gizli bir el bu kent gelişmesin, hep yerinde saysın, bir adım öteye gidemesin diye tutuyor bizi.

Belki diğer gelişmiş iller gibi ağır sanayimiz yok, kabul ediyoruz. Ama bizimde birçok ile nasip olmayan taşınmaz kültür varlıklarımız var. Üç ayrı medeniyete ev sahipliği yapmış bu kentte turizm adına ne ararsanız mevcut. Kış, yayla, inanç ve kültür turizmi bunların başını çekiyor. Yağ, un, şeker var ama helva yapacak ustamız olmadığı için bu nimetlerin hiçbir zaman farkına varamadık.

“Uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter” söyleminden yola çıkarsak, bu kentin turizm adına kaderini değiştiren, bizi uyandıran iki isim çıkıyor karşımıza. Ne yazık ki bu isimler seçilmişlerden değil, atanmışlardan oldu. Her iki isimde bu şehrin evladı değildi ama bu toprakların evladı gibi davrandı.

Bu isimlerinden biri, bir dönem Erzurum’da görev yapmış Palandöken’i Palandöken yapan Erzurum Valisi Mehmet Ağar, bir diğeri de şu an henüz bir yılını doldurmamış olmasına rağmen şehrin tanıtımı için var gücüyle çalışan Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak.

Bir vali bir şehre ne yapabilir demeyin, isteyince çok şey yaptığını görüyoruz, tabi görmek istersek. Bu kent Mehmet Ağar’a vefa borçludur. Eğer cesurca bir adım atmasaydı, bugün ne Palandöken’den bahsedecektik, ne de uluslararası kayak merkezinden.

Vali Ahmet Altıparmak’a gelince; Vali Bey geldiği ilk günden beri 93 Harbi’nin cereyan ettiği tabyaların önemini anlattı. Şehri harekete geçerdi ve o günkü ruhu canlandırmak için binlerce Erzurumluyu toplayıp tabyalara yürüdü. 93 Harbi’nin simgesi Nene Hatun’un torunlarının da katıldığı bir iftar yemeği tertip etti. “Tablalar Harp Müzesi olmalı. Çanakkale ne ise Erzurum Tabyaları da odur” diyerek bir uyanışa sebep oldu. Bu konuda yapılan girişimler sonuç verdi. Tabyalar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'Harp Tarihi Müzesi' ilan edildi.  TBMM Başkanı Cemil Çiçek, tabyaların "Harp Müzesi" yapılması için 5 milyon TL ayırdıklarını açıkladı.

Elbette bu kararın alınmasında, bir bütçe oluşturulmasında siyasi destek şart. Erzurum Milletvekilleri de bu konuda ellerinden geleni yapmıştır. Ama bugüne kadar ‘niye kimse bu iş için çaba harcamadı’ derseniz bir kişi hariç kimsenin aklına gelmedi derim. O isimde ERVAK Başkanı Erdal Güzel’dir. Tabi Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün tablalar için geliştirdiği o müthiş projeyi de görmezden gelmemiz haksızlık olur. ESKİ, koca Erzurum’da yer bulamadı ve gidip Mecidiye Tabyası'nın 200 metre kadar önüne su deposu yaptırdı. Bu şehirde yaşayan hiç kimsenin de bu işe itirazı olmadı. Sadece bu hareket bile bizim bakış açımızın ne kadar dar olduğunu ortaya koyuyor.

Bu kent için elini taşın altında koyan kişi kim olursa olsun bizimde baş tacımızdır. Şimdi siz söyleyin, bulduğu her ortamda Erzurum’un tanıtımını yapan, bu kent için var gücü ile çalışan bir kişiye nasıl teşekkür etmez, nasıl onure etmez siniz? Yapılan yanlış işlerde eleştiriyorsak, yapılan güzel işlerde de tebrik etmemiz gerekmiyor mu? Kim rahatsız olursa olsun, ben sayın valiye yaptığı her güzel iş için bir Erzurumlu olarak teşekkür ediyorum.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 24-01-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları