Sevda Güneş

Kasım’da seçim olur mu?

27.06.2016 Sevda Güneş
Şu sıralar Ankara’da her ne kadar MHP’nin kurultay meselesi gündemde olsa da bu gelişmeye bağlı olarak asıl kulislerde Kasım ayında bir erken seçimin olabileceği konuşuluyor.
 
 
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı’nın değişme ihtimalinin AK Parti’yi harekete geçirdiği ileri sürülüyor.
Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi’nde kararlı olan AK Parti, 367 sayısını bulabilmek için MHP’den destek almayı hedefliyordu. 1 Kasım seçimlerinin ardından AK Parti ile yakınlaştığı düşünülen Devlet Bahçeli’nin özellikle yeni Anayasanın referanduma gitmeden Mecliste kabulü için destek vereceği düşünülüyordu.
 
 
Ancak MHP’de ki kurultay belirsizliği üzerine AK Parti’nin B planını devreye sokacağı ve Kasım ayının başlarında bir erken seçim yapılacağı iddiaları var.
 
 
 
Başbakan Binali Yıldırım’ın göreve geldiği günden beri terörü ülke gündeminin ilk sıralarından düşürerek yerine yeni Anayasa ile Başkanlık sitemini oturtma çabaları,  Ankara’daki bu senaryoyu güçlendiriyor.
 
 
HDP’nin bölgede kan kaybetmesi ve CHP’nin HDP’yi destekler görüntüsü nedeniyle AK Parti’nin muhtemel bir seçimde vekil sayısını ciddi oranda artırma beklentisi…
Hatta bu konuda partinin anketler yaptırdığı biliniyor. Peki, olası bir erken seçime vatandaş nasıl bakıyor?
Son yıllarda birçok kez sandık başına giden seçmenin yorgunluğu aşikâr.
 
 
 
1 Kasım’da AK Parti için devam kararı veren vatandaş, seçimden ziyade bir referandum bekliyordu. Olası bir erken seçimin nedeni konusunda kafası karışık olan seçmen şu anki tabloya göre bir erken seçim istemiyor.Çünkü erken seçim için önemli bir gerekçe göremiyor.
 
 
 
İşte tam bu noktada AK Parti’nin, “ Sadece bu Anayasa ile olmuyor, çift başlılığa son verilmeden ülke kalkınmada hızlı adım atamıyor.  Başkanlık sistemine geçiş için seçim şart” tezini kullanırsa seçmen ne kadar ikna olur, burası muamma.
 
 
HDP’nin yargı kararı ile sandalye sayısını kaybedecek olması elbette bir seçimi elzem kılacak. Bu durum daha ziyade HDP’li vekillerin seçilip geldiği Doğu ve Güneydoğu’da bölgesel bir seçimi gerektirecek.
Sizin anlayacağınız Ankara şu sıralar tedirgin. Daha iki yılı dolduramayan vekiller, parti içi muhalefetinin önüne geçemeyen genel başkanlar, bir türlü sandıktan kurtulamayan seçmen…
 
 
Ne diyelim her şeyin hayırlısı…
 
 
Bak Karslı kardeşim
 
 
Geçtiğimiz hafta Başbakan Binali Yıldırım’ın dört il için ‘Cazibe Merkezi’ açıklamasına ilişkin olarak, ‘Ölçü Kars değil’ başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Yazının bir vuruşunda “Erzurum için ölçü Kars olmamalı zira Erzurum Büyükşehir’dir. Erzurum için ölçü Diyarbakır, Antep Kayseri…” demiş, Kars’a yatırım yapılmasının doğru bir adres olduğunun altını çizmiştim.
 
 
Hatta Kars için önce belediye hizmetlerinden başlanılmasını çünkü hala şehrin irice bir köy görünümünde olduğunu hatırlatmıştım.
 
 
 
Bazı Karslı kardeşlerimiz bu satırları ön yargılı okumuş olacak ki kendilerine haksızlık ettiğimizi ve Kars’ın kalkınmasını hazmedemediğimizi iddia etmişler. Hatta bir adım daha ileri gidip Kars’ın gelişememesini bizim engellediğimizi ifade etmişler.
 
 
 
 

Bak Karslı kardeşim.
 
 
Kars bu ülkenin önemli bir ilidir. Kars’ta Erzurum’da Türkiye toprağıdır ve komşu illerdir.
 
 

Kars’ın kalkınması Erzurum’un, Iğdır’ın, Ardahan’ın kalkınmasıdır. Kars’a yapılacak bir yatırım niye şahsımı rahatsız etsin? İrice köy meselesine gelince üzülmeyin, Erzurum’da sizin gözünüzde büyüttüğünüz gibi değildir. Büyükşehirler içinde Erzurum’da irice bir köydür. Yani Kars’ın Erzurum’dan Erzurum’unda Kars’tan farkı yoktur. Ümit ederim ki bu proje Kars için devrim olsun…  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 27-06-2016
  
Yazarın Diğer Yazıları