Sevda Güneş

Palandöken ve turizm

09.12.2015 Sevda Güneş

Siyasiler başta olmak üzere birçok kesim Erzurum’un kalkınması konusunda görüş belirtirken, kış turizmi için ‘şehrin kalkınmasında tek başına lokomotif olamaz’ fikrini savunuyor.

Tek başlık altında bakınca, evet ortaya kesinlikle böyle bir fotoğraf çıkıyor.

90’lı yılların başlarıydı, Palandöken’in turizme kazandırılması kararı verilmişti. Dönemin Turizm Bakanı Abdulkadir Ateş Erzurum’a gelmiş, şuan Dedeman Otelin bulunduğu devlet tesislerinde basın toplantısı yapmıştı.

Palandöken’i öyle bir anlattı ki o gün ki şartlarda o anlatılanla kayak merkezindeki durum asla birbirine uymuyordu.

“Burası Türkiye’nin Alpleri olacak, bu proje sayesinde sadece Erzurum değil Türkiye Dünya’daki kayak merkezleri arasına girecek. Şehirde turizm okulları açılacak, gençler eğitilip turizm sayesinde iş sahibi yapılacak” demişti.

Biraz havalı birazda hazır cevap bakandı. O yıllarda icraatlarından çok bir gazeteciyle yaşadığı gönül ilişkisi haberleriyle gündemde olan bir isimdi.

İçimizdeki gazetecilerinden biri bakana döndü ve “ Efendim bırakın Alpleri de acaba biz bir Uludağ olabilir miyiz?” diye soru yöneltti.

Bakan, bütün hiddeti ile “Kardeşim ben dünya vizyonundan bahsediyorum. Senin gözünde büyüttüğün Uludağ’a insanlar kayağa değil eğlenmeye gidiyor. Biz Erzurum’u bu proje ile İsviçre yapacağız. Belki üç beş sene içinde olmayacak ama bir 15 sene sonra Erzurum dünya kayak turizminde tanınan bir kent olacak. Her ailenin mutlaka bir ferdi turizm ile meşgul olacak. Her yıl turizm firmaları yüzlerce turist getirecek bu şehre” demişti.

İlk yatırımı Dedeman Grubu yaptı. Bu yatırım kayak merkezinin bilinirliğini artırdı. Erzurum’a yatırım yapanlar içinde en fazla şikâyetçi olan, şüphesiz kendi şehrine otel yapan iş adamı İbrahim Polat oldu. En fazla riski alan ise Dedeman otel sahibi Murat Dedeman, Türkiye’deki birçok otelini sattı ama Palandöken’den asla vazgeçmedi.

Yeni yatırımcılardan biri olan Can Dikmen’in buraya yatırım yapabilmek için ne azaplar çektiğini artık sağır sultan bile biliyor. Ama o bu sevdasından asla vazgeçmedi, her yıl tesislere yeni yatırımlar yapıyor. Palandöken için yapılanlar asla ihtiyaca cevap vermedi. Sorunlar her defasında halının altında süpürüldüğü için halı kalkınca çöpler dağı esir aldı.

2011 Oyunları kayak merkezi için milat olacak, dünya Palandöken’e akacak dedik, tam tersi oldu. Bunun sebebini defalarca yazdığım için bir kez daha altını çizmeyeceğim. Ancak aradan geçen yıllara rağmen değişmeyen tek şey, farklı siyasilerin aynı şeyleri söylemesi oldu…

Dün İstanbul sokaklarında Erzurum Valiliği’nin hazırladığı reklamlar çıktı. Şehrin belli başlı yerlerine Palandöken’i tanıtan bilboardlar yerleştirildi. Geldiği günden beri turizmin önemini anlatan, şehre turist getirmek için çabalayan Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak’ı elbette bir Erzurumlu olarak bende tebrik ediyorum.

Ama bir tek turizmciler ve Sayın Vali’nin gayretleri ile dizlerinin üstüne yürüyen Palandöken’in koşmaya başlaması imkânsız.

Turizm Bakanlığı’nın Polonya, Hollanda ve İngiltere gibi potansiyeli yüksek ülkelerde ciddi reklam kampanyaları başlatması lazım. Birde bir an önce şu özelleştirme kâbusundan dağı kurtarmak…

Tek başına olmasa bile hiç değilse kalkınmada bir ayak haline getirilmesi için atılım yapılmalı ama kaplumbağa hızında değil.

Bu özellikle AK Parti’nin boynunun borcudur. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ın Erzurum’a bizzat verdiği sözdür bu; Erzurum’u kış turizmi ve kış sporlarının merkezi yapacağız. Bu sözün şahidi Erzurumlular birde o an orada olan dönemin Yunanistan Başbakan’ı Yorgo Papandreu’dur. 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 09-12-2015
  
Yazarın Diğer Yazıları