Sevda Güneş

Parasız adam, gereksiz adam mı?

17.09.2013 Sevda Güneş

Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde gönlünden Belediye Başkanlığını geçirenler şu günlerde bütçe düzenlemesi yapıyor. Zira partiler aday adayı olacak kişiler için müracaat bedelini kısmen belirledi.

En pahalı aday müracaat ücreti iktidar partisinden bekleniyordu ama CHP AK Parti’yi solladı. CHP’den Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olmak isteyen siyasetçiler 9 bin lirayı, AK Parti’yi tercih edenler ise yaklaşık 7 bin 500 lirayı gözden çıkarmak zorunda kalacak. Bu rakamlar il, ilçe ve beldeye göre değişiyor elbette.

Siyasi partilerin bu uygulaması gösteriyor ki, parası olan aday adayı olacak, olmayan durumuna razı gelip hayalini başka bir seçime bırakacak.

Kafasına başkan aday adayı olmayı koyanlar, ancak cebinde parası olmayanlar şimdiden bankaların yolunu tuttu bile. Birçok banka ihtiyaç kredisi adı altında müşterilerine faizli para veriyor. Adaylıkta bir ihtiyaç olduğuna göre bu kredi onlar için pek uygun olabilir. Aday edilirse ne ala, ama edilemezse gitti paralar, öde öde dur.

Hayır, para vermekle de iş bitmiyor ki. Aday adaylığı dosyasını içeri verdiniz, aday adaylığınız kabul edildi. Sırada birde kendinizi tanıtma işi var. Seçmen iyi kötü sizi tanıyacak ki yapılacak olan anketlerde şu olursa oy veririm, bu olursa oy vermem diyebilsin.

Bitmedi tabi, asıl önemli olan sizin adaylığınıza onay verecek olan genel başkana ulaşma çalışmaları içinde bir bütçe ayarlayacaksınız. Genel başkana yakın isimleri bir araya getirip kendinizi anlatacaksınız. Öyle sıradan yerlerde bu lobi çalışması yapılmaz. Mutlaka afilli bir yer olmalı.

Tüm bunları yaptınız ama aday olamadınız, geçmiş olsun tüm harcadığınız paraları kediye yüklediniz demektir. Ama birde şansınız yaver gitti aday olduysanız yaşadınız. Adınız açıklanır açıklanmaz biri çıkar kredinizi öder. Biri çıkar seçim çalışmalarınızda harcayacağınız bütçeyi ortaya koyar, hatta altınıza otomobil çekmek için yarışanlar bile olacaktır. Tüm bunları elbette seçildikten sonra KDV’si ile geri ödeyeceğinizi asla unutmayacaksınız.

Maalesef bu yazdıklarım yıllardır hepimizin şahit olduğu manzaralar. Sizin liyakatli, entelektüel ve başarılı olmanızın hiçbir önemi yok. Türk siyasetinde paranız yoksa sizinde gereğiniz yok demektir.

Elbette partiler bu işler için bir rakam ortaya koyacak. Ancak 9 bin veya 7 bin 500 lira nasıl bir rakamdır. Mesela bu rakamları belirleyen partilerin Merkez Karar Yürütme Kurulları neyi baz alıyorlar? ‘Bu rakamı koyalım kimse aday olmasın’ mı diyorlar? Ya da ‘ne kadar para kazanırsak partimiz için iyidir’ fikrini mi savunuyorlar.

Hangi parti ne kadar ücret alırsa alsın, kim başvuruda bulursa bulunsun, gerçek olan şudur: Adayların ismi yine partilerin patronlarının iki dudağının arasında olacak. Önümüze bir isim dayatılacak, bizde kuzu kuzu gidip o ismi belediye başkanı yapacağız.

Bu böyle gelmiş, böyle gider… 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 17-09-2013
  
Yazarın Diğer Yazıları