Sevda Güneş

Sabır…

02.08.2016 Sevda Güneş

Darbe girişiminin ardından Türkiye adeta hallaç pamuğuna çevrildi. Nerede bu yapıya değmiş, irtibatı olan varsa tek tek bileti kesiliyor. 

 

 

 

 

 

FETÖ–PDY terör örgütüne finans, eleman, gizli bilgi belge, lojistik destek verenler deşifre oldukça gözaltına alınıp hapse gönderiliyor.

 

 

 

 

Mahkemelerde yargıç karşısına çıkan herkes koro halinde ‘kandırıldık’ diyor. Verdikleri bilgiler ise insanın kanını donduracak nitelikte.

 

 

 

 

Durum gösteriyor ki ülkemizin hiçbir gizli sırrı kalmamış, mahremi dış istihbarat servislerine altın tepside sunulmuş. Hainlikte sınır tanınmamış, bunları yapanlara idam cezası bile az gelir.

 

 

Ülkenin her yerine sızan bu teröristler vatandaşın nüfus bilgilerini bile kopyalamışlar. 15 Temmuz’dan beri gece gündüz çalışan emniyet birimleri sabahlara kadar operasyon yapıyor ama hala bunların sonu gelmiyor.

 

 

 

 

Vatandaş bir yandan ülkenin bekası için meydanlarda nöbet tutarken diğer taraftan yaşananları endişe ve ibretle izliyor. Herkesin dilinde aynı dua, ‘ bizi Allah korumuş’. Gerçekten de durum tam olarak böyle. Bütün bu ihanete rağmen bu ülkeyi rabbim korumuş.

 

 

 

 

Daha düne kadar selam verdiğin, sıradan bir devlet memuru olarak bildiğin komşun örgüt üyesiymiş ve devletin gizli bilgilerini bu terör örgütüne servis ediyormuş. Nasıl tedirgin olmasın ki vatandaş. Kimse artık kimseye selam veremez hale geldi. Acaba buda mı örgüt mensubu diye.

 

 

 

 

Rahat olun, devlet elbette bunlara her selam vereni almıyor. Ya da her ihbar edilen kişi örgüt üyesi çıkmıyor. Belki arada hatalar yapılıyor ama çok geçmeden gerçekler ortaya çıkarılıyor. 

 

 

Ancak siyasette, kamuda, iş dünyasında, basında yani tüm alanlarında 17- 25 Aralık operasyonlarının ardından bu örgüt ile arasına mesafe koymayanlar,  himmet vermeye devam edenler, yasaklandığı halde bunlara kurban ve deri bağışında bulunanlar listelerin başında yer alıyorlar.

 

 

 

 

Dönemin Başbakan’ı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üç yıldan bu yana meydanlarda “Çocuklarınızı bunların okullarına, yurtlarına göndermeyin. Bunlara bağış yapmayın. Bunların dinle imanla alakaları yok” diyerek herkesi uyardı.

 

 

 

 

Tüm bunlara rağmen bu örgüte destek vermeye devam eden herkes bugün hesaba çekiliyor. Yani gözaltı ve tutuklamaların birçoğu delile dayanıyor.

 

 

 

 

Hal vaziyet bu denli ciddiyken, vatan uçurumun kenarından alınmışken birde bu durumu sulandıranlar var.

 

 

 

 

Emniyete sayısız şikâyet ve ihbar gidiyor, ‘şu paralel, bu paralelci’ diye. Kardeşim eğer eminseniz savcılığa gider ve elinizdeki belgelerle bilgilerle şikâyette bulunursunuz. Yok, ‘benim adım geçmesin ama bundan şüpheleniyorum’ diye husumetiniz olan kişinin canı yansın diye jurnalliyorsanız biliniz ki siz de hainliğin başka bir tarafını bilerek veya bilmeyerek tutuyorsunuz.

 

 

Şuan gece gündüz demeden çalışan yargı ve emniyet mensuplarının zamanını çalıp, asıl suçluların yakalanmalarına engel oluyorsunuz. Bugün sizin kişisel hesaplarınızın görüleceği gün değil, hala farkında değil misiniz?

 

 

 

 

Mevzu bu saatten sonra o tankların tekrar meydana çıkması değil. Eğer bu hızla bu örgütün kanlı elini tutan elemanları bulundukları yerlerden alınmaz, hesaba çekilmez ise ülke için tehlike geçmiş sayılmaz. Avrupa ülkelerinin başarısız darbe girişiminin ardından Türkiye’ye karşı aldıkları tavır ortada.

 

 

 

 

Hala bu örgütün uyuyan hücrelerinin olduğu biliniyor. Ortaya çıkmayan sayısız kriptoların olduğu gerçeği ‘Demokles’in kılıcı gibi tepemizde dururken her zamankinden fazla uyanık olmamız gerekmez mi?  

 

 

 

 

Erzurum sadece 15 Temmuz akşamı vatanının ve devletinin yanında durmamıştır.  Erzurum, 17- 25 Aralık darbe girişiminin ardından Fetullah Gülen’i meydanlarda ilk yuhalayan kenttir.

 

 

Yerel seçimlerde halka seslenen Recep Tayyip Erdoğan,  Erzurum’dan örgüt liderini halka anlatırken meydan ‘yuh’ sesleri ile inlemişti.

 

 

 

 

Bu şehrin feraseti bellidir, elbet içindeki çürükleri de ayıklayacaktır.

 

 

Sabır, sabır, sabır…  

 

 

 

  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 02-08-2016
  
Yazarın Diğer Yazıları