Sevda Güneş

Sizin din ne diyor?

20.07.2016 Sevda Güneş

Öyle görünüyor ki başarısız bu darbe girişimi ile birlikte ülkemiz paralel yapıdan ciddi oranda temizlenecek. Sadece TSK ve yargıda değil kamuda, bürokraside, üniversitelerde, aklınıza gelebilecek her yerde temizlik hareketi başladı.

 

 

 

Dün ki yazımda iki yere özellikle dikkat çekmiştim. Bunlardan biri Ceza İnfaz Kurumu bir diğeri ise üniversitelerdi.

 

 

Önceki akşam saatlerinde Atatürk Üniversitesi lojmanlarına gelen polis, 11 akademisyeni gözaltına aldı. Bu isimler cuntacıların üzerinden çıkan listede darbe sonrası göreve getirilecekleri iddia edilen isimlerdi.

 

 

Örgütün kripto diye adlandırdığı tepe kadrolarında yer alan ve hepsi profesör olan 10 akademisyen, gözaltına alınarak Erzurum Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

 

 

Bu operasyonların ilk dalgası, asıl kapsamlı operasyon bundan sonra yapılacak. Üniversitede ne kadar örgüt üyesi sempatizan varsa rektörlerin verdiği listeyle bir bir toplanacak. Atatürk Üniversitesi’ndeki sayının ne olacağını bugünden kestirmek güç. Ancak sayılarının bir hayli fazla olduğu bilinen gerçek.

 

 

Türkiye’de ki tüm üniversitelerde yapılacak operasyonlar nedeniyle henüz yapılan rektör seçimlerinin de akıbeti bilinmiyor.

Ankara iki olgunun üzerinde duruyor. Birinci seçenek bu tarihe kadar yapılan tüm seçimler iptal edilebilir. İkinci seçenek ise Meclis bir düzenleme ile rektörlerin direkt Cumhurbaşkanı tarafından atamasının yapılmasını sağlayabilir.

 

 

Durum normal süreçte takip edilse bile Cumhurbaşkanı’nın rektör atamalarını o tarihlerde yapmayacağı, operasyonların tamamlanmasını bekleyeceği yönünde.

 

 

Darbenin yaşandığı saatlerde STK’ların bir görüş belirtmek için sabahı beklendiğini bu köşede dün kaleme almıştım. Bazı STK temsilcileri, “O kargaşada ne yapacağımızı bilemiyorduk. Bizi neden zan altında bırakıyorsunuz” diye sitemlerini ilettiler.

 

 

Ben de aynen bunu yazmıştım zaten. Beklediniz, “Bakalım ne olacak, ona göre şekil alalım” diye. Sizde aynı şeyi dile getirdiniz, demek ki sizi zan altında bırakmamış gerçeği yazmışım.

 

 

Ama bir isme haksızlık yapmışım. Darbe girişimine İstanbul Boğaz Köprüsü’nde yakalanan Erzurum Ticaret Odası Başkanı Lütfü Yücelik, bırakın açıklama yapmayı bizzat halk ile birlikte tankların önüne geçip askerleri ikna etmeye çalışmış. Çok şükür olayı yara almadan atlatmış.

 

 

Vatandaşın demokrasi nöbeti devam ederken, istihbarat ekiplerinin ulaştığı bir WhatsApp yazışması insana “bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Darbenin ardından örgüt üyeleri birbirine “Meydanlara çıkın, kendinizi kamufle edin, resimler çekilin ve sosyal medya hesaplarınıza ekleyin. Asla muhterem hocamızın ismini söylemeyin. Hükümet ve Tayyip aleyhine tek bir söz etmeyin” uyarısında bulunuyorlar. ...........

 

 

Yahu madem bu örgüte, hocanıza din adına gönülden bağlısınız bari dik durun. Hocanızın bu işleri yapmadığına inanıyorsunuz o halde Türkiye’ye getirin. Eğer öldürülür ise şehit olur, öldürülmez ise temize çıkar! Bundan daha iyi fırsat olur mu?

 

 

 

Size gelince, madem Allah’ın emrine inanıyorsunuz o halde kaçmayın. Atatürkçü, dinsiz dedikleriniz Ergenekon davalarında sizin kumpaslarınızdan kaçmadılar. Hepsi yanlarına valizlerini alarak gelip teslim oldular. Bir çoğu yurtdışından geldi, sizin gibi kaçmadı. Neden? Çünkü hepsi devlet terbiyesi almıştı, dertleri yalnızca vatandı. Biliyorlardı gerçek mutlaka ortaya çıkacak. Yıllarca cezaevinde yattılar sesleri çıkmadı, kimi demir parmaklıklar ardında can verdi, kimi anasının cenazesine bile katılamadı. Sizin kumpaslarınız yüzünden nice aileler dağıldı, perişan oldu. Ancak Rabbim her daim mazlumun yanındaydı ve en büyük oyun bozucu Allah’tı...

 

 

Şimdi merak ediyorum, sahi sizin inandığınız din ne diyor bu konuda. Zira İslam, ‘Müslüman Müslüman’ın kardeşidir’ diyor.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 20-07-2016
  
Yazarın Diğer Yazıları