Sevda Güneş

Tedavi değil, idam şart

13.05.2014 Sevda Güneş

Karslı Mert Aydın’ın ölümünün ardından mevcut cezaların caydırıcılığı tekrar gündeme geldi. Hükümet çocuklara yönelik cinsel istismar suçları için yeni bir yargı paketi hazırladı.

Yeni yargı paketinde cinsel istismara uğrayanlara, beden ve ruh sağlığının kontrolü için bilirkişi raporu istenmeyecek. Yani bu saldırıya uğrayan kişinin beden ve ruh sağlığı bozuldu kabul edilecek.

Adalet Bakanı’nın açıklamasında iki madde dikkat çekiyor. Birincisi cinsel istismarda bulunan kişinin bir daha çocukların yoğunlukta olduğu yerlere yaklaşmaması, hatta çalışamayacak olması. Bir diğeri ise saldırganın tedavi edilecek olması.

Suçun işlenmesini kolaylaştıran faktörler ağırlaştırıcı sebep olarak kabul edildi. Suçun vesayet, kamu görevi, koruyucu aile, kayın hısımlığı, üvey anne baba ile yurt ve pansiyon gibi toplu olarak birlikte yaşama zorunluluğu olan yerlerde işlenmesi halinde ceza artırımı öngörüldü. Çocuklara yönelik işlenen suçlardan dolayı ağrılaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar 30 yıl yerine 39 yıl, müebbet hapis cezası alanlar 24 yıl yerine 33 yıl ceza infaz kurumlarında kalacaklar.

Diğer önemli madde ise bu suçları işleyenlerin tedavi edilecek olması. Tedaviye gelince; nasıl bir tedavi yapılacak? Psikolojik bir tedavimi yoksa cerrahi müdahalemi öngörülecek.

Eğer psikolojik tedavi ise bunun yöntemi belli, telkin ve ilaçlı tedavi. Eğer cerrahi ise bunun tek bir anlamı var, hadım etmek. İkinci olasılık ihtimali günümüz Türkiye’sinde imkânsız. Zira İdamı çağ dışı gören, insan hakları ihlali diye değerlendirenler hadım cezasını en az idam kadar irite edici değerlendireceği için yeni düzenlemede böylesi bir radikal kararın çıkmayacağı aşikâr.

Çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar suçunu işleyene kaç yıl hapis cezası verirseniz verin bu cezaların caydırılıcılığı hep tartışılacaktır. Bu işe kalkışanları engelleyecek radikal yasalar çıkmadığı sürece uzun süreli hükümlülük bu işin çözüm noktası asla olmayacaktır.

Buna en iyi örnek gasp suçlarıdır. Ülkemizde gasp suçuna karışmanın en alt sınırı 10 yıl ile başlayıp 36 yıla kadar çıkıyor. Oysa bu suç hemen hemen her gün işleniyor. Hatta çıkarılan her af yasasında dışarı salıverilenlerin büyük çoğunluğu birkaç hafta sonra bu suçu tekrar işleyerek cezaevine geri dönüyor.

Son aylarda artan çocuk istismarı ve ölümlerine yeni yargı paketi çözüm olur mu? Bunu bekleyip göreceğiz. İnsan gibi hareket etmeyen, başka bir insanın yaşama hakkını elinden alan, hele bir çocuğa iğrenç müdahalelerde bulunan kişiyi insan yerine koymak o kişiye verilecek en büyük ödül olacağı için, her türlü hapis cezası onun gibi olanları bu işi yapmaktan alıkoymayacaktır. Bu nedenle tedavi değil idam şart. 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 13-05-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları