Sevda Güneş

Trafik…Trafik…Trafik…

09.05.2014 Sevda Güneş

Bir gazeteci abim sordu, ‘Sence Mehmet Sekmen Erzurum’a ne yaparsa kısa sürede başarılı sayılabilir?’ Bu sorunun cevabını vermek için öyle uzun uzun düşünmeye gerek yok dedim ve kendimce daha önce de sıkça dile getirdiğim sıkıntıları sıraladım.

Erzurum’da gözle görülür bir hizmet yapılmak isteniyorsa şehrin en önemli sorunu; içinden çıkılmayan trafik ve park problemidir. Otopark kültürünün gelişmediği kentimde özellikle ara sokaklar artık yürünmez halde. Kaldırım kültürü yok denecek kadar az. Gün boyu Cumhuriyet Caddesi’nden aracınızla bir yere gidebilmek neredeyse imkânsız.

Bir şehrin düzenli ve yaşanabilir kent olduğunu gösteren en önemli unsur şüphe yok ki trafik yapılanmasıdır. Maalesef Erzurum’da yanlış şehirleşme, sürücülerin yeteri kadar eğitimli olmaması ve belediyelerin bu işi önemsememesi kenti bu hale getirmiştir. Eğer ilk etapta bu sorun bertaraf edilebilir ise Erzurum kent kimliğine kavuşacaktır.

Bu şehirde trafik sorunu öyle bir boyutta ki her gün birilerinin canını yakıyor. Bosna Caddesi bu yerlerden sadece biri. Dört ayrı yolu birleştiren kavşakta gün geçmiyor ki bir kaza yaşanmasın. Her ne kadar sinyalizasyon sistemi yapılmış olsa da bu kadar aktif bir bölgede tek bir MOBESE bile yok. Yol güzergâhında Palandöken Devlet Hastanesi olması nedeniyle yayaların sıklıkla kullandığı bu kavşağın yeni yapılaşmalar ile birlikte yoğunluğu artmış. Kavşağın hemen yanı başında yer alan okul ise cabası. Kazım Karabekir İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri için yaya geçidi ve MOBESE’nin olmaması ciddi bir problem. Sinyalizasyon sistemi araçların geçişinde sorun yaratmıyor ama yayalar için risk teşkil ediyor.

O kavşak kurbanlarından biri de benim annem oldu. Hastaneye gitmek isterken bir otomobilin çarpması sonucu hastanede hâlâ yaşam mücadelesi veriyor. Ve gün geçmiyor ki o kavşakta bir kaza yaşanmasın. Bırakın artık kent trafiğinin düzenlenmesini bu ihmaller yüzünden insanlar zarar görüyor. Ümit ederdim ki annem bu kurbanların sonuncusu olsun, ama olamadı. Bir gün sonra başka bir yaşlı teyze karşıya geçmek isterken canından oldu. Bana göre bu şehrin en acil sorunu trafiktir ve bu sorunu çözen başkan başarılıdır.

Bir diğer önemli sorun ise şehrin kötü görüntüsüdür. Yıkılıp yapılamayan, gelişi güzel inşa edilen binalar şehrin görüntüsünü bozmakla birlikte hava sirkülasyonunu da engelliyor. Göz önünde bulunan merkezi yerleşim alanında herkes kafasına göre dış cephe yaptığı için şehirde estetik adına hiçbir yapılaşma olmuyor.

İnsanlar neden şehir dışında başka bir ile gidince o kentle yaşadığı şehrini kıyaslıyor? Gittiğimiz her kentte o şehrin yapılaşmasına, parkına, bahçesine, trafiğine ve sosyal yaşamına bakıyoruz. İşin makyaj kısmı ve dış görünüşü dikkatimizi çekiyor.

İşte Erzurum’un en büyük sorunlarından biri de budur. Bu kentte estetik yok. Eğer Filgeçti Köprüsü’nden geçerseniz bir bakın köprü üstüne. Üzerinde ki ucubeden hiç bahsetmeyeyim zira onu görmemek için kör olmak lazım. Benim dikkatimi çeken açı, köprünün korkuluklarına takılan yeşil plastikten yapılan saksılar. İçinde birbirinden renkli çiçekler olmasına karşın o saksılar bu kadar mı insanın gözünü tırmalar.

Şehrin kangren haline gelen sorunların çözümü için elbette zamana ihtiyaç var. Ama küçük dokunuşlar büyük farklar yaratabilir.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 09-05-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları