Sevda Güneş

Zihniyet savaşı

23.05.2013 Sevda Güneş

 Ne çok özlemişiz bu manzarayı, ne kadar uzak kalmışız insanların birini sevme duygusuna ve ne kadar körelmiş kalplerimiz. Bu kentte yaşayanlar olarak yıllar yılı bu şehrin kalkınmasından ziyade geri kalmasına ön ayak olmuşuz.

Erzurum çok uzun zamandan beri kötüye gidiyor. Kimse kimseyi beğenmiyor. Birinin yaptığına diğeri tu kaka diyor. Hiç tanımadığımız insanları bile dış görünüşüyle değerlendirip yargılarımızla yerle bir ediyoruz. Bunu birimiz, ikimiz değil hepimiz yapıyoruz. Hiçbir meslek grubu birbirini çekemiyor. Her yerde bir hizipleşme, bir kavga ve hep ‘ben daha iyiyim’ sürtüşmesi var.

Şehir büyüdükçe insanlığımızda, birliğimizde kayboldu. Peki bu davranışla elimize ne geçti? Koskoca bir hiç. Anadolu’nun bir çok ili şahlanışa geçti, biz hala olduğumuz yerde saymaya başladık. ‘Vahit’in közü kara’, ‘Ali’nin gözü ela’ diye diye ne bir adım ileri gidebildik ne de bir varlık gösterebildik. Gerçek şu ki, artık devlet yapsın mantığı bitmiştir. Şehirler kendi ekonomilerini kurmak zorunda.

Erzurum uluslararası karayolunun tam ortasında bir kent. Bir tarafı İran diğer tarafı Nahçıvan. Bu avantajı bile kullanamadık. Artık kendimize gelme ve ‘nereden dönersek kardır’ deyip toparlanmamız lazım.

İşte bu toparlanmaya en iyi adım dün akşam Palandöken’den geldi. Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği Erzurum’dan Antalya’ya tayin olan Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk için ortaklaşa bir veda yemeği tertip etti. İyide ‘bunda ne var?’ diye bilirsiniz. Oysa normal şartlarda daha düne kadar şehrin kanaat önderi olarak bilinen iki ismin bırakın veda yemeğini aynı salonda bulunmaları imkansızdı.

Lütfü Yücelik ile Hakkı Hınıslıoğlu arasında yıllardır sert rüzgarlar eserdi. Birinin ak dediğine diğeri kara derdi. Ama son aylarda bir şey oldu ve bu iki başkan aralarındaki husumete son verip güç birliği yapmaya karar verdi. İşte dün gece bu birlikteliğin vesikası oldu. Her iki başkan ‘bu şehrin kalkınması için ele ele verilim’ çağrısı yaptı. Tabi ki tavanda olumlu bir hava varsa bu mutlaka tabana yansıyacaktır. Lütfü Yücelik ve Hakkı Hınıslıoğlu’nu yıllar sonra da olsa bu anlamsız tavırlarından vazgeçip, bu memleket için güç birliği yapmalarından ve bu zincire dahil olduğu için ESOB Başkanı Rasim Fırat’ı tebrik ediyorum.

İstiyoruz ki bu tablo herkese örnek olsun. Ne kadar geç kalmış olursak olalım, hepimiz aynı havayı soluyup aynı suyu içiyoruz. Birbirimize güvenmemiz lazım. Değişmeye önce zihniyetten başlamalıyız.

Giderayak gördüğü manzara karşısında duygulanan Vali Öztürk, gitmeden birde vasiyet niteliğinde tavsiyede bulundu. ‘Kış turizmine sahip çıkın, İran ile ticaretinizi geliştirin’ dedi. Haklıydı, kim ne derse desin kış turizmi Erzurum’un en önemli kalkınma durağıdır. Ama gelin görün ki bırakın sahip çıkmayı elimizden gelse ‘kış turizminden ne olur’ diyip dağın yolunu kapatacağız.

Yıl sonunda kapanacak olan İl Genel Meclisi dün olağanüstü toplandı. 2012 yılı bütçesinden artan 7 milyon 250 bin liralık bedeli kurumlara dağıttılar. Spor İl Müdürlüğü Kayak Merkezi için bir taş kırma makinesi alımı için 150 bin liralık bir bütçe talebinde bulunmuştu. Sevgili meclis üyelerinden biri ‘Spor İl Müdürlüğü bina yaptırana kadar kendi makinesini kendi alsın’ görüşünü savunuyor. Ve bütçenin 300 milyon lirası Hükümet Konağına veriliyor. Ben eminim ki bu zevat zahmet buyurup Palandöken’e bir kez olsun çıkmamıştır. Bu beyefendiye en güzel cevabı yine meclis üyelerinden Cem Çil veriyor. Çil, “ Erciyes’e milyarlar aktarılırken Palandöken’e 150 bin lira verilmiyor, bu ayıptır’ diyor ama sonuç değişmiyor.

Yani biz ne yaparsak yapalım sonuç aynı olacak. Biz önce zihin fukaralığını yenip, sonra geri kalmışlıkla mücadele edeceğiz…

 

Palandöken’den
 
BU YAZININ EKLENME TARİHİ 23-05-2013
  
Yazarın Diğer Yazıları