Sevda Güneş

Ekrandaki kentim

05.03.2014 Sevda Güneş

Aslında ‘İl il seçim’ programı artık NTV’nin klasikleşen programlarından biri oldu. Uzun yıllar eşim Cihat İncesu ile birlikte bende bu programda görev almış, Erzurum ile birlikte bölgedeki illerin seçim atmosferini ve sorunlarını ekrana taşımıştım.

İlk kez masa başında oturup şehrimin portresine baktım NTV’de. Sevgili muhabir arkadaşım Özden Erkuş ile Doğu’da çok sayıda haberi beraber takip etmiştik. İlk kez o sordu, ben cevap verdim. Peşinen söyleyeyim soran değil, cevaplayan olmak pek de kolay iş değilmiş.

Geçtiğimiz hafta çekimleri tamamlanan Erzurum dosyasının görüntüleri önceki gün ekrana geldi. Pür dikkat izledim. Gördüğüm manzara hiçte iç açıcı değildi. Siyasiler nasıl bir pay çıkarırlar kendilerine bilmem ama vatandaşın beklentisi topyekûn bir değişimden yanaydı.

Erzurum’un sırtını dayadığı ama hiç hayrını görmediği Palandöken Kayak Merkezi için vatandaşın pekte umudu kalmamış mesela.

‘Batı da ne varsa bizde onu istiyoruz’ diyor bir seçmen. ‘Temiz hava, temiz su hakkımız’ diyor diğer birisi.

Erzurum’da ‘sosyal yaşantı yok, yol yok, ulaşım sıkıntılı’ diyor öğrencilerimiz. ‘Ürünümüz para etmiyor’ diyor besiciler. Esnaf ağlıyor, trafik can çekişiyor. ‘Kahvehane sayısı arttı’ diye anons yapıyor muhabir. İşsizler kıtlama şekerle keyif çayı yerine, dert çayı içiyorlar.

Görüntülerde Erzurum kapkara bir kent, kir pas içinde adeta! İçinde yaşamakla uzaktan bakmak farklı bir şeymiş demek ki diyorum kendime. Ekranda anlı, şanlı kentimi bu kadar kötü görmeyi hazmedemiyorum belki de. Kendimizi kandırmaya gerek yok, fotoğraf belli. Bir şehri elbette güzelleştiren sadece yapıları değil, içinde yaşayan insanlardır ama imkan yoksa senin de yapacağın şeyler sınırlıdır.

Kamu yatırımlarından en fazla yararlanan il olmak işe yaramıyor. O yatırımları kazanca çevirecek zihniyete ihtiyaç duyuluyor.

Erzurum dosyasını izlerken programı yapan muhabire belki kızanlar olmuştur aranızda ama kızmayın, kamera gördüğünü çekiyor, geriye başka söz kalmıyor.

‘Güzellikler sunmaya iklim el vermiyor’ diyenlere, ‘‘eksi 40’larda yaşayan başka ülkelere bir gidin bakın, onlar bu işi nasıl yapmış, inceleyen’’ diyorum. Sibirya'nın kalbi olan Yakutsk şehri mesela. Saha Özerk Cumhuriyeti’nin  başkenti olan Yakutistan Kuzey Kutup Dairesi'nin 450 km güneyinde yer alıyor. Kanada’nın Snag kasabasında ortalama yıllık sıcaklık sıfırın altında 30 derece. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün, daha nice ülke var Erzurum’a model olacak.

Artık beklentiler yüksek, iyiyi, güzeli gördü insanlar, Erzurum Doğu’nun Paris’i safsatasını yutmuyorlar. Hükümet kesenin ağzını açmış tek seferde Cumhuriyet tarihinin en büyük devlet yatırımını yapmış. Sağlıkta Batı’ya ne yapmışsa sana da onu yapmış, milli eğitimdeki payımız belli. Eğer bu kent hala sıradan belediyecilik ve yerel yönetim sorunu yaşıyorsa bunu kendimizde aramalıyız.

Kimse sizden deniz istemiyor. Pırıl pırıl bir kent, daha az trafik, temiz hava, temiz bir su, daha düzgün bir yapılaşma bekliyor.

Bırakın Paris olmayı, bize hak ettiğimizi verin… 

 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 05-03-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları