Sevda Güneş

HDP’nin barış dili…

06.06.2015 Sevda Güneş

HDP’nin Erzurum’da yapacağı mitingin gerginliği ve çıkması muhtemel olayların ayak sesleri haftalardır geliyorum diyordu. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gittiği yer yerde Erzurum’da yapmak istediği mitinge atıfta bulunuyordu. Demirtaş, İstasyon Meydanı’nda planlanan mitinge şiddette karşı çıkan Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak’ı diline dolayıp, hedef gösterdiği gibi birde şehrin hassasiyetlerine duyarsız kalarak yaşanacak olayların fitilini ateşlemek için elinden geleni yaptı. Türkiye’nin batısı HDP’yi legal bir parti olarak görmüş olabilir ama bu şehrin hassasiyetleri var.

 

Bir anda kentin bu durumu kabullenmesi beklenilemezdi. Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi. Orada yaşanacaklar herkes tarafından bilinen bir gerçekti.

 

Bugüne kadar Güney ilçelerinde miting yapan ve Mahallebaşı’nı üs seçen HDP, tüm bu hassasiyetleri bile bile İstasyon Meydanı’nda ısrar etti.

 

 

HDP’nin amacı zaten bu gerginlikleri körüklemekti, bunu anladıkta o izni veren İlçe Seçim Kurulu’na ne demeli. O kurumda bu hassasiyeti görecek tek bir kişi yok muydu?

 

 

Bu iznin demokrasi ile falan hiçbir alakası yok. Eğer öyle olsaydı HDP Trabzon meydanında da miting yapabilirdi. Bırakın o partinin miting yapmasını il başkanlığı açmak için tek bir bina bile kiralayamadı.

 

 

Tüm ülke biliyor ki Trabzon milliyetçi bir kent ve asla HDP’nin meydana inmesine izin vermez. İşte o illerden biride Erzurum’dur.

Bu tepkinin bir parti ile ya da bir hareketle ilgisi yoktur. Erzurum da Kürt -Türk kavgası da yoktur. Şehirde teröre tepki vardır. Ve HDP terör örgütünün siyasi kanadıdır. Halkın tepkisi bunadır. Kimse bunu Türk –Kürt kavgasına çevirmesin.

 

 

Zira kentin böyle bir sorunu ve derdi yoktur. Eğer gerekli hassasiyet gösterilmiş olsaydı şu üzücü olaylar hiç gündeme gelmeyecekti.

 

 

Çıkan olaylarda birileri canından olsaydı bunun hesabı kime sorulacaktı. Tüm bu olanlara rağmen Erzurumlular sağduyularını asla kaybetmemeli ve yaşananlar bununla kalmalıdır.

 

 

Barış söylemleri ile meydanları inleten, bazı çevreler tarafından cilalanıp parlatılan Selahattin Demirtaş’ın  İstasyon Meydanı’nda ısrar etmesi, şehrin yetkilisini hedef göstermesi hangi barış dilinde var acaba.

 

 

Mitingi takip eden gazetecileri alandan kovan HDP’liler hangi barış dilini kullanmaktadırlar. Eğer HDP ve Selahattin Demirtaş bu ülkede gerçekten barış istiyor olsaydı Erzurum’da bu olayların yaşanacağını bile bile o meydanda ısrar etmezdi.

 

 

Bu konuda Yılmaz Özdil’in kaleme aldığı şu sözlerin altına imzamı atıyorum. Bakın ne diyor Özdil:

 

 

Başınızı omzuna yaslamak istediğiniz hassas lider selocan’dan ege türküleri, azz sonra… “Biji” izlemeye devam edin sayın seyirciler!

*

Hangi liboş televizyonu açsak, bu halde… 30 senedir gazetecilik yapıyorum, böyle cila, böyle makyaj, böyle ambalaj görmedim.

*

Elbette keyfiniz bilir ama…

Liboşlara uymayın.

*

Siz siz olun.

Kalaşnikofa şarjör olmayın. 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 06-06-2015
  
Yazarın Diğer Yazıları