Sevda Güneş

Alan razı, satan razı…

10.12.2013 Sevda Güneş

İstanbul’da yaşayan bir arkadaşım ziyaretime geldiğinde sordu: Bu kadar soğukta nasıl yaşıyorsunuz? Anladık yaşıyorsunuz, belli ki ısınmaya da ciddi rakamlar ödüyorsunuz? Tahmin ederim ki, devlet burada yaşadığınız için size elbette para ödemiyordur ama en azından doğal gazda indirim yapıyordur, değil mi?

Bir süre kendisini dinledim ve sorularına tek tek cevap verdim. Evet, yaklaşık dört ay gündüz de dahil olmak üzere eksilerde seyreden soğuklar eşliğinde yaşıyoruz. Çünkü burada doğduk ve bu hava şartlarına alışkınız. Kış aylarında ısınmak için deve yükü ile para harcıyoruz. Hiçbir geliri olmayana devlet ücretsiz kömür yardımı yapıyor. Asgari ücretli de en zengin işadamımızda evini ısıtmak için aynı parayı ödüyor. Aradaki tek fark asgari ücretli aldığı paranın tamamına yakını doğalgaz faturasına yatırıyor.

Şaşkın bir ifade ile yüzüme bakan arkadaşım, tekrar sorularına başlıyor. Peki, halk hiç itiraz etmiyor mu bu duruma? Siyasileri sıkıştırmıyor mu? Kabarık faturalar nedeniyle eylem yapılmıyor mu? Sivil toplum kuruluşları bu işlere ön ayak olmuyor mu? Sorular birbiri ardına gelince herkes adına açıklama yapmak bir Erzurumlu ve gazeteci olarak bana düşüyor.

‘Yapmıyor’ dedim ve ekledim: Erzurum halkı kendi sorunu dışında her şeye tepki vererek eylem yapar, sokaklara dökülür. Ama eğer konu bu kendi şehri ise asla harekete geçmez. Herkes bekler ki basın yazsın, gazeteci onlar adına hak arasın. Ama düşünmezler ki gazetecinin görevi kamuoyunun sorunlarını gündeme getirmektir. Eğer vatandaş bu işe tepki göstermez hakkını aramaz ise gazetecinin bu konuyu yazması, gündeme getirmesi sadece bir haber konusu olmaktan öteye gitmeyecektir. Toplumsal tepki Erzurum’un yapısında olmayan bir durumdur.

Bugüne kadar hiçbir milletvekiline, hatta etkin bir bakan olmasına rağmen Recep Akdağ’a bile konunun vatandaş tarafından götürüldüğünü pek sanmıyorum. Bir kez ben kendisine sohbet arasında sormuştum. Aldığım cevap şu idi; Eğer devlet doğalgazdan dolayı Erzurum’a indirim yaparsa, yazın sürekli klima çalıştıran Antalya’daki vatandaşta elektrikte indirim yapılmasını ister.

Gazeteciler bir şekilde her yıl aynı sorunu gündeme getiriyor getirmesine de, siyasiler, sivil toplum kuruluşları bu konuya nedense sağır ve kör kalıyorlar. Nasıl olsa vatandaş hesap sormuyor, onlarında canına minnet. Ne sıkıntıya girecekler vatandaş için. Tuzları kuru nasıl olsa.

Sivil toplum kuruluşlarına gelince, kimse kusura bakmasın ama isimleri var kendileri yok bu kentte. STK temsilcileri tıpkı siyasiler gibi hareket ediyorlar. Herhalde hedef olmak, ayrı bir çıkış yapmak istemiyorlar. Nereden bakarsanız bakın her bir STK temsilcisi en az 15 yıldır o koltukta oturuyor. Sorsanız kentin bütün sorunlarını çözüme kavuşmasında mutlaka kendilerinin parmağı vardır ama gerçek hiç de öyle değildir.

Şehirde hiçbir STK başkanı şu şehrin sembolü haline gelememiştir. Hiçbiri cesurca Başbakan’ın karşına çıkıp gerçeği savunamamıştır. Siyasilerde aynı, herkeste yerini koruma kaygısı olduğu için ne vatandaş hakkını aramış nede halkın temsilcileri işlerini yapabilmiştir. Bizim kentimizin durumu budur.

Alan razı, satan razı, gerisi boş bir lakırdı...  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 10-12-2013
  
Yazarın Diğer Yazıları