Sevda Güneş

Bunlar kimin ablası?

11.03.2014 Sevda Güneş

Pazar günü güzel havayı fırsat bilen nefesi Cumhuriyet Caddesi ile Yakutiye Kent Meydanı’nda aldı. Bende öyle yaptım, gazeteden çıkıp doğruca caddenin yolunu tutum. Mart ayında böyle güzel hava herhalde 50 yılda bir olurdu, oda bu hafta sonuna denk geldi. Vaniefendi Caddesi’nden yürümeye başladım, eski spor salonunun önünden Erzincankapı’yı geçip, caddeye çıkmayı hedefliyordum. Yeltendim ama ne mümkün yürümek. Daracık sokaklarda tek bir adımlık kaldırım yok ki yürüyesin. Kaldırım adına yapılan yerlerde olmaması gereken her şey var. Araç parkeden mi istersin, işyerinin önüne barikat gibi masaları dizen mi. Allah rızası için belediye başkanları şuraya bir çare bulsun.

Kararlıydım, moralimi bozmayacak güzel havanın tadını çıkaracaktım. Yönümü bu kez Hemşin Pastanesi’nin de bulunduğu sokağa çevirdim. Orası da ayna, çal çal oyna halindeydi, ama neyse ki mesafe kısaydı. Sonunda Cumhuriyet Caddesi’ne çıkmayı başardım.

Kimi arasanız oradaydı. Erzurumluların gidecek başka yerimi vardı. Otomobili olan çoktan Tortum ve Uzundere’nin yolunu tutmuştu. Olmayanlar da kent meydanındaki üç beş bankta güneşin tadını çıkarmaya çalışıyordu. Her şeye rağmen herkes gülümsüyor ve mutluydu. Her zamanki gibi Erzurumlular ellerindekilerle yetiniyordu. 

Benim dikkatimi yol boyunca birkaç yüz metre aralıklarla önlerine kurulan kürsülerde AK Parti flamalarının altında vatandaşın eline Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Sekmen ve Yakutiye Belediye Başkanı ve Adayı Ali Korkut’un seçim broşürlerini tutuşturan kızlar, yani ablalar çekti.

Önce bir afalladım. Bu hanım kızlar görüntüleri itibari ile Cemaatin ablalarını andırıyordu. Zira bugüne kadar her seçim döneminde bu tür çalışmalar gördük ama o kürsülerde ellerindeki broşürleri dağıtan ablalar değil ağabeylerdi. Ablalar genelde evlere ziyarete gelirdi.

Sahi bu abla-abi kavramı ne ara gündemimize girdi diye şöyle bir düşündüm. Abla kavramı cemaatle vücut bulsa da abi kavramı daha eski yıllara dayanıyordu.

Abiler ilk olarak İhlas Holding’in eski Yönetim Kurulu Başkanı rahmetli Enver Ören’in altın yıllarını yaşadığı dönemde gündemimize girdi. Bu holding bünyesindeki şirketlerle alakalı olanlar ağabeyleri iyi bilir, tanırlardı. Turgut Özal döneminde abiler birde papatya hanımlar vardı.

Cemaat yapılanırken bu ağabeylerin yanına birde ablaları ekledi. İşte o zamandan beri ablalar ve ağabeylere aşina olundu. Ablalar ve abiler sohbetinden tekrar Cumhuriyet Caddesine dönersek, AK Parti’nin ablalarına yani. Her kürsüde üç abla görev alıyordu. Hepsi türbanlı, hepsinin baş bağlama şekli aynıydı. Her biri Emine Erdoğan ve Hayrunnisa Gül gibi başını kapamıştı. Broşür dağıtırken de “Paralel yapının oyununa gelmeyin, AK Partiye oy verin” diyordu.

Bence buna gerek yoktu. Zira AK Parti’ye gönül verelerin gündeminde ne abla vardı ne abi, onlar için varsa yoksa Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vardı. O broşürlerde ne yazıyordu kimse bakmadı bile. Aslında Erzurum öyle orta yerde hanım kızların çalışmasına da çok alışkın değildi. Gözler bir anlamsız bakıyordu, kürsünün yanı başındaki pembe başörtülü hanım kızlara.

Bu seçimin sonucunun da, seçim öncesi propaganda döneminin de çok sesli olacağı zaten belliydi. Ablalar ve abiler her ne yaparsa yapsın, seçmen oyunun rengini zaten belirledi. Cemaatin ablaları MHP’ye, AK Parti’nin ablaları Başbakan’a oy istiyor. Tüm Türkiye gibi Erzurum’da sandığı bekliyor.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 11-03-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları