Sevda Güneş

Cezalar caydırıcı olamayınca

16.04.2014 Sevda Güneş

Kars ‘ta yaşanan vahşet bir Türkiye’nin yüreğini deldi geçti. Daha 9 yaşında bir çocuk hayatının baharında iğrenç bir eylem sonrası öldürüldü. Zavallı Mert’i katleden utanmaz şu sıralar can güvenliği nedeniyle kameralı özel bir odada tutuluyor. Basın her gün bu cani ile ilgili olarak bir takım haberler veriyor. Son gelişme şu; katil zanlısı Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine göndereceklermiş, bakacaklarmış ki akıl sağlığı yerinde mi?

Öyle ya aklı başında biri bu işleri soğukkanlılıkla işleyip sonra konulduğu odada kameralara şov yapıp deli deli hareket eder mi? Demek ki bunun aklından zoru var diye düşünmüş olacaklar ki çocuk katili için akıl ehliyetti istemişler. Davanın seyrini bu rapor belirleyecek.

Türkiye suç işlenmesini engelleyecek yasalar ne yazık ki yeteri kadar caydırıcı değil. Eğer olsaydı Erzurumlu Musa Kang, Urfalı Cemal ve Kayserili kardeşlerin ardından Karslı Mert hunharca öldürülmeyecekti.

Bugün yaşananların bir daha yaşanmayacağının hiçbir garantisi yok. Zira yaşanan her acı ailelerin evine ateş düşürüyor. Bu alçaklığı yapanlar birkaç yıl cezaevinde yatıp çıkıyor. Hatta beş on yılda bir af çıkarılıyor, bu katiller bir kez daha aramıza dönüyor. Ölen öldüğü ile kalırken yeni kurbanlar listesi uzadıkça uzuyor.

2010 yılında İspir de daha 12 yaşındaki bir çocuk yaşlı bir akrabasının defalarca tecavüzüne uğradı. Sonunda konu yargıya gitti ve küçük çocuğun hayatını karartan o utanmaz adam 14 yıl 2 ay hapis cezası yedi.

Dosya Yargıtay’a gitti. Yargıtay cezayı az buldu ve iki kat daha ceza verilmesi gerektiğini hükmetti. Ama o kızın hayatını karartıp tecavüz ettiği için değil o eylemi yaptıktan sonra küçük kızın ağzını eli ile kapatıp ‘kimseye deme seni gebertirim ‘dediği için.

Garip karşılanan bu itiraz şekli bile kamu vicdanında yer buluyor. Peki, verilen bu cezalar caydırıcımı, elbette hayır.

Dünya da insan hakları denen bir kavram var.Adından anlaşıldığı gibi ‘insan’ hakkı. Bu işleri yapanlara biz nasıl ‘insan’ diyeceğiz. Küçük çocukları kendi kötü emellerine alet eden, öldürenlere hangi haklarını iade edeceğiz.

Kim nasıl düşünürse düşünsün, bu ahlaksızlara yapılacak şey bellidir. Hapiste ekmek elden su gölden, yan gelip yatarak gün geçirmek ceza değil ödüldür. Dünyanın neresine giderseniz gidin alacağınız cevap aynıdır, bunların hakkı ölümdür, idamdır.

O kararın alındığı gün de bugünde aynı tepkiyi gösteriyorum. İdam cezasını gerektiren suçlar ayırt edilmeli. Elbette ileri demokrasilerde idam cezası olmamalı, ama bu olaylar içinde yapılacak başka bir şey kalmıyor geriye.

Şimdi siz Mert’in katiline bilmem kaç kez muhabbet verseniz neyi çözecek.O ve onun gibi kaç kişi için bu cezalar caydırıcı olacak. Bugüne kadar olanlar gösterdi ki bu cezaların hiç biri caydırıcı olmadı, olamadı. Dün Erzurum da bugün Kars’ta çocuklar katledildi. Yarın başka bir yerde başka bir çocuğun katledilmeyeceğini kim garanti edebilir ki? 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 16-04-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları