Sevda Güneş

Dirilişten sonra çözülenler

09.08.2016 Sevda Güneş
7 Temmuz gerçekten bu millet için yeni bir diriliş destanı oldu. 15 Temmuz gecesi tankın, topun önünde göğsünü siper eden bu asil millet, bir kez daha dosta, düşmana yenilmezliğini gösterdi.
 
 
Yenikapı’daki görüntü tüm Avrupa ülkelerine adeta halk notası niteliğindeydi. ‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ne milyonlarca insanın katılmış olması kadar, üç liderin aynı mitingde bir araya gelmesinin önemi en az halk desteği kadar dikkat çekiciydi.
Cumhurbaşkanlığı’nın tertiplediği o mitingde kürsüye çıkan liderler adeta batıya, ‘hükümeti de devleti de size yedirtmeyiz’ mesajı veriyordu.
 
 
Her ne kadar CHP liderinin konuşmasındaki satır aralarının bazıları doğru bile olsa o gün o meydan da yapılacak bir konuşma değildi.
 
 
Gece boyunca yabancı kanalların haberi nasıl servis ettiğini gözlemledim. Çok az yabancı kanal üç liderin katılımına dikkat çekti. Ancak hepsinin ortak haber başlığı, ‘Türkiye demokrasi ve birliği seçti’ manşetleriydi.
 
 
Güzel bir gün, güzel bir fotoğraftı, Türkiye’nin yeni demokrasi kapısı.
 
 
Yenikapı mitingi yapılırken, 81 ilde de benzer görüntüler vardı. Kabine üyeleri Büyükşehirlerdeki meydanlarda yerini aldı.
 
 
Şanlıurfa Milletvekili, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik Erzurum’da, Sağlık Bakanı Recep Akdağ Şanlıurfa’da halk ile bir araya geldi.
 
 
Bakan Faruk Çelik’ten önce Erzurum Milletvekilleri söz aldı. Günlerdir halk ile yorulmadan meydanlarda nöbet tutan, her akşam halka seslenen Milletvekilleri, birbirine benzer söylemleri tercih ederken, mikrofonu eline alan Milletvekili Orhan Deligöz, oldukça iddialı sözler sarf etti.
 
 
Deligöz, “Bu darbenin arkasında Amerika var. Ey Obama daha ne delil soruyorsun. Avrupa Birliği’nden de çıkıyoruz, alın birliğinizi başınıza çalın. Amerika vermezse dahi gidip FETÖ’yü biz oradan alıp getirip Yakutiye Meydanı’nda asacağız” diye adeta feryat etti. Bir şeyler daha söyledi ama bu konuşması sırasında müziğin sesi aniden açılınca diğerlerini pek anlayamadık.
 
 
Sayın vekilin hislerini anlıyorum ancak malum kendisi sıradan bir vatandaş değil parlamento üyesi, söylediği her söz yaptırıma muhtaç. Kaldı ki daha henüz hükümetin ve devletin başı bu kadar iddialı ve kesin sözler kullanmaz iken bir vekilin Avrupa Birliği’nden tutun da Amerika’ya kadar operasyon düzenleyip, ‘o terör elebaşını meydan da asacağız’ sözünü vermesi bu duruma yardımcı olmaz, bizzat sıkıntıya sokar.
 
 
AB yetkililerinin hain darbecilere işkence iddiaları ortada gezerken, Amerika’dan ‘deliller inceleniyor, hukuk çerçevesinde gereken yapılacak’ açıklamaları gelirken, o yüce meclisin bir üyesinin başta hükümeti ve dışişlerini sıkıntıya sokacak söylemlerden itina ile kaçınması gerekmez mi?  
 
 
Normalde Pensilvanya’da ki o din tüccarı, sayın vekilin söylediklerinin kat be kat üstünü hak ediyor. On kez idam edilse yaptıklarının cezasını ödemiş olmaz. Ancak yapılması gereken süreci iyi izleyip Türkiye’yi sıkıntıya sokacak söylemlerden kaçınmaktır. Bir süreç işliyor çünkü.
 
 
Bugün mü diliniz çözüldü?
 
 
O rezil ve kahreden geceden sonra dikkat ediyorum, her kanalda bir FETÖ mensubu çıkıp bu hastalıklı adamın neler yaptığını anlatıyor. Her cümle ‘biz bunun din alimi değil bir maşa olduğunu anlamıştık’ itirafı ile devam ediyor.
 
 
Sırf onlara hizmet etsinler diye FETÖ’den ev alan mı istersiniz, çocuklarını bu adamın Amerika’da doktora yaptırdığını anlatan mı.
Hangi ilacı kullandığı, hangi saatte uyup hangi saatte uyanıp, ne yiyip içtiğini bilenler ne garip ki adamın neler yaptığını bir türlü zamanında anlayamamışlar. Ancak örgütten ayrıldıktan sonra bu gerçekleri görmüşler ve içlerinde oldukları zaman şahit olmadıklarını bugün takır takır sayıyorlar. Ama o ev ve paralara karşılık kendilerinin nasıl hizmetler verdiklerini pek açmıyorlar.
Her birinin anlattığı işleri çocuğa sorsanız şak diye size vatan hainliği der ama bu sözde aydın olan yazar-çizer tayfamız o günlerde bunları hiç anlayamamışlar.
 
 
Bırakın artık şu anlamadık laflarını, eğer siz o örgüte gönülden hizmet edip denilenleri yapmamış olsaydınız bugün değil o gün devlete gider bunları belgeleri ile ortaya koyar, hatta suçüstü bile yaptırırdınız. Bugün ki anlatımlarınız ne yazık ki bir hükmü olmadığı gibi sizi de temize çıkarmıyor.
 
 
Elbette devlet ve bu işi geç de olsa çözen Cumhurbaşkanı, sizi bugün yaptığınızdan dolayı ödüllendirmeyecektir. 20 yıl bu maşaya hizmet edeceksiniz sonra ‘biz geç uyandık, pardon’ diyeceksiniz. Birde üstüne takdir ve taltif edilmeyi bekleyeceksiniz. Siz yirmi yıl bir kere haram yemiş, ülkenize ihanet etmişsiniz.
 
 
Önce bunun hesabını ödeyiniz.

  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 09-08-2016
  
Yazarın Diğer Yazıları