Sevda Güneş

Ey Başkan

08.04.2016 Sevda Güneş

 

Duydum ki Pusula’nın ihale haberi ile ilgili olarak bir basın açıklaması kaleme almaktan kaçınmış, televizyondan cevap verme yolunu seçmişsiniz. Hatta kendinizce saydırmışsınız…

 

 

İddialara cevap vermek, sorunları tek tek izah etmek yerine hedef saptırıp, bizi hileli satış yolu ile mal kaçırmayla suçlamışsınız. Sizin gibi profesyonel siyasetçiye hele hele dedikodudan bu kadar rahatsız bir kişiliğe bu iddiaları hiç mi hiç yakıştıramadım. Zira o dert yandığınız dedikodu mekanizmasına siz de alet olmuşsunuz. Hani, ‘bu haberler beni etkilemiyor’ demişsiniz ya buna hiç inanmadım. Zira suçlu çok bağırır…

 

 

Dün de Erzurum’a yabancıydınız, gördüm ki bugün de hala yabancısınız. Zira yabancı olmasaydınız bu şehirde kimin ne olduğunu bilir, ona göre muamele yapardınız.

Adımızı vermemişsiniz ama ben vereyim o gazete biziz. Yazdığımız dedikodu değil gerçeğin ta kendisidir. Çünkü o belgeler devletin resmi kurumu ‘Kamu İhale Kurumu’ndan alınmıştır. İsteyen herkes bu belgelere ulaşabilir.

 

 

Eğer dedikodu, yalan, iftira atmışsak bizi tekzip edebilirdiniz. Bizim yazdığımız haberde sizi zan altında bırakacak, kafalarda soru işareti yaratacak, iftira niteliği taşıyacak zerre kadar bir itham yoktur. İhaleyi verdiğiniz firma ile yaptığınız işin sonrasında rakamı fazla bulduğunuz için parayı ödemeyip, karşı tarafın sizi mahkemeye verdiği de doğrudur. Daha sonra hatırlı dostlarınızın devreye girdiği, uzlaşma sağlandıktan sonra firmaya o rakamları ödediğinizde aşikârdır. Galiba 750 bin lira gibi bir bakiyenizin hala kaldığını biliyoruz, belki de bu tarihe kadar o parayı da ödemişsinizdir. Madem sizde bütçeyi fazla görüp bu rakamı ödemeyi reddettiniz o zaman neden devreye aracı sokup, uzlaşmaya gittiniz? Hatta ilk kez yaptığınız Winter Fest organizasyonunun bütçesini çok bulup basın danışmanınızın görevine neden son verdiniz?

 

 

 

Bizim size sorduğumuz soru nettir. Erzurum’un bu kadar sorunu varken, bu kadar yüksek bütçeli organizasyonlara ne gerek vardır? Eğer ulusal basında boy göstermek istiyorsanız ‘konserlerle değil, yaptığınız yatırımlarla gündeme gelin’ demişiz. Bunun neresi iftira, bunun neresi dedikodu, bunun neresi sizi yıpratmaktır. Biz yalnızca görevimizi yaptık. Kamuoyu adına bu haberi derledik ve cevap hakkınızı kullanmanız için ekibinize defalarca başvurduk.

 

 

 

Ama yaptığınız açıklama ne bizi nede kamuoyunu tatmin etmemiştir. Bu haberin niye yapıldığını sorgulamış, altında çapanoğlu aramışsınız. Hatta gazetenin Ahmet Karadayı’nın olduğunu söyleyip, kendinizi garip bir şekilde savunmaya kalkmışsınız.

 

 

 

Siz bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanısınız. Sizin sokak dili kullanmak yerine daha belgeli, daha bilimsel konuşmanız lazım. Birini hedef gösterirken gerçek olup olmadığından mutlaka emin olmanız gerekir.

Ey Başkan, demişsiniz ki: “Bu gazete kimin gazetesi? Bu gazete milleti dolandıran Karadayı’nın gazetesi değil mi?

 

 

Ayrıca, ‘Bari dinime bilmem neyden. Bari Müslüman olsa…’

 

 

Bari bunları yapan yazanların düzgün bir hali olsa…”

 

 

Ey Başkan;

 

 

İstesem bu iddiaları zerre miskal dikkate almam ama saygım makamınızadır. Ben açık yüreklilikle her ortamda cevap veririm. Kamuoyunun takdirini toplamış, her daim vatandaş hakkını savunduğum köşemde bir kez daha diyorum:

 

 

Birincisi, bu gazetenin Ahmet Karadayı ile resmi ya da gayri resmi hiç bir ilişkisi yoktur. Bunu iddia eden de dedikoducunun en önde gidenidir.

 

 

İkincisi, bu gazetenin kuruluş tarihi, 17 Ocak 2012’dir.

 

Yayın hayatına geçiş tarihi ise 12 Mart 2012’dir.

 

Yani o tarihte New City ihalesi bile ortada yoktur ve

yapılmamıştır. Belediyede ki evraklara lütfedip bakabilirsiniz. Zahmet buyurup araştırmış olsaydınız bu tarihli belgeleri görüp, kimsenin malını kaçırmadığımızı anlardınız.

 

 

 

Gazeteyi devralma tarihimiz ise 17 Aralık 2012’dir. Gazeteyi devralırken şirketin tamamı devralınmıştır. Daha sonra şirket isminin ‘Karadayı Basın’ olması nedeniyle kamuoyunda yanlış anlamalara mahal vermemek için şirketin adı gazetenin adına çevrilmiştir. 2012’de şirketin sahibi kim ise bugünde sahibi aynı kişidir.

 

 

 

Mal kaçırılma söz konusu değildir. Gazete üçüncü bir şahsa satılmamış, Kenan Güneş şirket ismini değiştirip yoluna devam etmiştir.

 

 

 

Ey Başkan;

 

Şimdi size sorarım, acaba dedikodu yapan basit şeylerle uğraşanlar kimdir? Sizi yanlış yönlendirenler mi? Yoksa kamuoyunun her daim tartıştığı meseleyi gündeme getiren, ‘eğer bir haksızlık varsa buyurun kendinizi aklayın, açıklama yapın’ diyen Pusula Gazetesi midir? Ben kamuoyunun sesi olmak, iyi yaptığınızda sizi alkışlamak, yanlışınızda karşınıza çıkmakla mükellefim.

 

 

Ey Başkan;

Cumhuriyet Savcılığı’na, bizzat ‘Mehmet Sekmen olarak ben suç duyurusunda bulunacağım’ diyorsun. Maden adliyeye gideceksiniz o halde bizzat halkın parasını alıp kaçan, dolandırıcı dediğiniz Ahmet Karadayı’ya çanak tutan, yapılanları görmeyen, bu kadar mağduriyete zemin hazırlayan, görevini yapmayan ama bugüne kadar tek bir bedel dahi ödemeyen dönemin Belediye Başkanı Ahmet Küçükler hakkında da suç duyurusunda bulunacak mısınız?

 

 

Ey Başkan;

Madem Cumhuriyet Savcılığı’na gideceksiniz o halde burada çalışan 38 arkadaşımın T.C. numarasını göndereyim. Hepsinin siciline bakın bende dahil.

Acaba bugüne kadar görevlerini kötüye kullanıp, zimmetlerine para geçirmişler midir? Hala görevleri başlarında iken yolsuzluk yaptıkları için görevden el çektirilmişler midir? Konumlarını kullanarak, ‘sizi belediye başkanı ve milletvekili yaptırırım’ diyerek rüşvet almışlar mıdır? Ağır Ceza Mahkemeleri’nde yargılanmışlar mıdır? Kalemlerini satıp, terör propagandası yapmışlar mıdır? Ülkenin bütünlüğüne kast edip paralel yapı ile iş birliği yapmışlar mıdır? Birini öldürüp cinayet işlemişler midir? Bir işadamını tehdit etmiş, para istemişler midir? Yaptıkları haberler nedeniyle yüzdeci olmak ile suçlanmışlar mıdır? Sizi temin ederim bunlarını tekini bile yapmamışlardır.

Ben size söyleyeyim. Ben ve arkadaşlarım bugüne kadar kimsenin üç kuruşuna tenezzül etmemişizdir. Tüm iftiralara rağmen duruşlarını bozmamış, sadece Erzurum’da değil siz güvenlik nedeni ile güney ilçelere gidemezken, bu gazete Hakkâri’ye, Van’a, Yüksekova’ya gitmiş, devletin, hükümetin haberlerini yaptığı, vatanına sahip milli bir gazete olduğu için teröristler tarafından yakılmış, kara propagandalara maruz kalmıştır. Ne geçmişimizde ne de bugün alnımızda tek bir kara leke yoktur. 38 arkadaşımla birlikte bu kurumu ayakta tutmak için hiç kimseye eğilmedik, bükülmedik. Beş lira haksız kazanç elde etmedik. Lütfen bizi başka kişilerle karıştırmayın. Doğruyu merak ediyorsanız gelin biz size belgeleri ile gösterelim. Bizi tek güvencemiz olan yargı ile de tehdit etmeyin. Biz o yüce mahkemelere çıkmaktan asla imtina etmeyiz.

Gelelim bizi suçladığınız bölüme… Şimdi siz ne hak yere tek bir mağdurun 1 lirasının dahi içinde bulunmadığı gazetemizi, New City mağdurlarına hedef gösteriyorsunuz?

 

 

 

Hafızanızı şöyle bir yoklayın… Belediye, o müteahhitin ruhsatsız bina yapmasına göz yumdu mu, yumdu. Siz göreve gelince o günkü rakam ile 16 trilyon lira ceza kestiniz mi, kestiniz. İşte o para New City mağdurlarının parasıydı. Şimdi o parayı mağdurlara dağıtın da samimiyetinizi görelim.

 

 

 

Ey Başkan;

O paralar Pusula Gazetesi’ne gelmedi ama sizin ekranına çıktığınız o televizyon var ya işte o paralar oraya aktarıldı. Hatta programda oturduğunuz o koltuk var ya belki o paralarla alındı. Mutlaka televizyonun bir muhasebecisi vardır. Yetkili arkadaşlarınız o hesaba girsin, hangi tarihte televizyona o müteahhit ne kadar para vermiştir, paralar nereye gitmiştir, kaydını görürsünüz.

 

 

Sözün özü şudur; Bizim size karşı bir düşmanlığımız yok, zira siyasetle işimiz yok. Biz gazeteciyiz… Gazeteci doğduk, gazeteci öleceğiz. Bugüne kadar sizin yaptığınız her güzel iş ya da bir projenizin haberleri çarşaf çarşaf bu gazetede yer almıştır. Ee müsaade edin de bir tane de eleştiri haberi yapılsın… 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 08-04-2016
  
Yazarın Diğer Yazıları