Sevda Güneş

Hak aramak

17.04.2014 Sevda Güneş

Biz Erzurumlular bir yerde hata yapıyoruz. Toplum olarak sorunları teşhis ediyoruz, ancak müdahalede sıkıntı yaşıyoruz. Eleştiriyoruz ama iş yapmaya gelince ‘ben değil başkası yapsın’ diyoruz. Şehrin kalkınması, çarkların işletilmesi konusunda hep on adım geride kalıyoruz. Hakkımız olanı biliyoruz ama o hakkı almak için kılımızı bile kıpırdatmıyoruz. Sadece yakınıyor, tepki gösterip uygulamaya geçemiyoruz.

Toplumsal mutabakatımız hiç yok. Hep bekliyoruz, bir gün biri gelecek tüm sıkıntıları def edecek, kent bir anda kalkınacak.

Gazeteci Tayfun Talipoğlu zamanında bana bir soru yöneltmişti. Dedi ki; Erzurum halkı neden dünyaya bu kadar duyarlı, kendi kentine kör. Nasıl yani dedim, şöyle izah etti durumu.

“Bosna’da, Filistin’de bir takım olaylar oldu. Daha Türkiye harekete geçmeden ilk ses hep Erzurum dan geldi. Sadece dünya olayları değil, Türkiye’de yaşanan gelişmeler için de durum hep böyle oldu. Ben bir gazeteci olarak Erzurum’un kendi hakları için ses çıkardığını hiç görmedim.”

Bir an duraksadım, tespit çok doğruydu. Erzurum halkı haksızlığa asla boyun eğen bir yapıya sahip değildi. Kendi haklarından ziyade haksızlığa uğrayanların yanında yer alıyordu. Elbette bu kötü bir durum değil, aksine gurur verici bir özellikti. Ama kendi hakkını arayamayan bir toplum başkası için ne yapabilirdi.

Biz hep bir şeylerin değişeceğini düşündük. Bugüne kadar devletçi, milletçi yapımızdan taviz vermedik. İktidarların yanında yer alıp, ülkenin refahı için çalıştık. Buraya kadar iyi anlaşıldık. Fakat artık kendimiz için de çaba harcamamız gereken günlere ulaştık.

Ülke son yıllarda ciddi bir kalkınma hamlesi içine girdi. Erzurum’da da iyi kötü bir kıpırdanma oldu. Ama bu kıpırdanma bizi beklenen günlere ulaştırmakta yetersiz kaldı. Erzurum’un kalkınması için kış turizmi, sağlık turizmi ve hayvancılık ana başlıklar olarak belirlendi.

Şimdilerde Özelleştirme İdaresi Palandöken ve Konaklı da ciddi bütçeler harcayarak bir standart yakalamaya çalışıyor. Sağlık turizminin en önemli ayağı olan Sağlık Kampüsü Projesi’nin akıbeti şüpheli. Hayvancılıkta hala bir eylem planı yok. Geri kalan sorunları hiç saymıyoruz bile.

Tüm bunların yapılabilirliğini sağlayan unsur, siyasi takiptir. Siyasileri çalıştıracak mekanizma ise asıllardır, yani halktır.

Yıllardır biriken sorunlarımızı hep birinin çözeceğine inandık. Dün bu kişi bir vali idi bugün ise o isim yeni belediye başkanıdır. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’den şehrin beklentisi çok fazla. Sanıyoruz ki başkanın elinde sihirli bir değnek var. Sorunların üzerine bir dokunacak şehir tamamen değişip, tüm sorunlar bitecek, fabrikalar kurulacak, işsizlik bitecek, göç duracak.

Hayır, bunu beklemek çok büyük bir haksızlık olur. Elbette başkanın bu şehre katacak çok katma değeri var. Ama merkezi hükümetin yapması gerekenleri başkandan beklemek doğru olmaz. Başkan bu noktada en fazla bir köprü olacaktır. Yerel yönetimin mimarlığını yapıp, yaşam memnuniyetini artıracak, şehri büyükşehir kimliğine kavuşturacaktır. Bu konuda ciddi çabalarını görmemek gerçekten körlük olur.

Kimden ne istediğimizi bilmediğimiz sürece ilerleyeceğimiz nokta geldiğimiz noktadan farklı olmayacaktır.  

Şu günlerde Sağlık Kampüsü Projesinin akıbeti konuşuluyor. Gazeteciler ‘bu yatırım burada kalsın ve biran önce kazma vurulsun’ diye günlerdir yazıp çiziyor. Daha hiçbir siyasi, sivil toplum kuruluşu ve yetkili merci kamuoyunu tatmin edecek tek satırlık açıklamada bulunmadı. Tabi gazeteciler kendilerini arayıp ısrarla görüş alması dışında.

Vatandaş bu şehre yapılanların takipçisi olmaz ise bu kent kan kaybetmeye devam edecek. Şurası da bir gerçek ki hiçbir hükümet şuan ki iktidar kadar bu kente sıcak bakmadı. Öyle yada böyle kesenin ağzını açmadı. Bizim yapmamız gereken kendi hakkımız olanı almak, kendi projelerimize sahip çıkmaktır. Milletvekili, belediye başkanları, STK’lar, iş dünyası ve halk olarak birlikte adım atıp, kent için elimizi taşın altına koymaktan başka çaremiz yok. Artık başkalarının hakkı kadar kendi hakkımızı aramanın zamanı geldi, geçiyor bile.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 17-04-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları