Sevda Güneş

Hakkına razı olmak…

05.04.2014 Sevda Güneş

Seçim bitti ama tartışması hala bitmedi. Aylarca siyasetçiler konuştu vatandaş dinledi, 30 Mart’ta siyaset sustu, seçmen konuştu. Belki de ilk kez seçmen bu kadar kararlılıkla sandığa gitti. Katılımın en fazla olduğu seçimler öncesinde de, sonrasında da ne kavga bitti, ne gerilim düştü.

Yüksek Seçim Kurulu’na itirazların biri bitmeden bir diğeri başladı. Sadece Ankara, İstanbul ve Adana da sonuçlara itiraz edilmedi. Doğu’da da aynı tartışmalar başladı, hatta silahlar patladı. Hınıs’ta bir muhtar silahla vuruldu. MHP Iğdır için, AK Parti Ağrı için seçim sonuçlarına itiraz etti. Bitlis içinde aynı yol izlendi. Bitlis’in Ahlat ilçesinde seçim sonucuna itiraz eden BDP yandaşları, ortalığı savaş alanına çevirdi. İş yerleri yağmalandı, onlarca insan yaralandı. Muş’ta da manzara komşu illerden farklı değildi.

Kimse hakkına razı gelmedi. ‘Bu seçim şaibeli’ söylemleri ayyuka çıktı. Sandığa gitsen bir bela, gitmesen başka bir bela ortaya çıkıyor.

Muhalefet, ‘iktidar oyun yaptı’ diyor. İktidar partisi ‘o ilde biz kazandık, 50 bin oyumuz yok sayıldı’ diye itiraz ediyor. Seçimi kazanan başkan, kaybeden adayı öldürdüğü iddiası ile gözaltına alınıyor. 2014 Türkiye’sinde hala ‘kedi trafoya girdi’ diye elektrik kesintisi yaşanıyor. Yenilen muhalefet ‘ışıklar sönmeseydi biz kazanacaktık’ diyecek kadar şaşırmış.

Vatandaş üstüne düşeni yaptı, hür iradesi ile sandığa gitti ve kendini yönetecek iradeye oyunu verdi. Bu saatten sora halkın iradesine ‘aptal’ diyen mi istersin, ‘koyun bu insanlar’ diye hakaret eden mi! Seçimlerde bir kez daha gördük ki, bu ülkede kimse kimseye saygı duymuyor. Kendi gibi düşünmeyen, kendi ideolojisinden olmayan hiç kimse, kimseyi adamdan saymıyor. Hatta iktidar partisine oy verdiği için vatan haini muamelesi görüyor. Bu mesele azınlık ya da çoğunluk meselesi değil, zihniyet meselesidir.

Ve en önemsi siyasi iradeler bırakın karşısındaki yapıya, kendine saygı duymuyor. Bu işte kazanmakta var kaybetmekte. Seçmen şaşkın, yaşananlara bir anlam vermeye çalışıyor.

Şurası bir gerçek, bu ülkede yaşananlar ne ise tüm ülkenin önünde yaşandı. Her parti sahaya indi, halka gitti, onlar anlattı, seçmen dinledi. Herkes kendi iradesi ile demokratik hakkını kullandı ve istediği partiye oy verdi.  Sandıktan millet iradesi çıktı. Artık sizde hakkınıza razı gelin, bu toplumu bir kez daha germeyin, kargaşa çıkarmayın.

Hadi itirazlarınızı bir yere kadar anlar, kabul ederiz de, günlerce YSK önünde beklemek, halkın oyları ile seçilmiş birine kurşun yağdırmak, halkı galeyana getirmenin anlamı bellidir. Bunun sade dille izahı, ülkeyi karıştırmak, huzur ortamını bozmaktır.

Günlerdir sosyal paylaşım sitelerinde insanlar birbirilerine ağza alınmayacak laflar ediyor. Seçim sonuçları üzerinden insanlar birbirinden ayrışmakta, hatta iller arasında kutuplaşmalar oluşmaktadır. Bu durumun tek müsebbibi maalesef siyasilerdir. Ülkede birinci parti olan AK Parti bir an evvel sağduyu çağrıları yapmalı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan artık ülkede tansiyonu düşürmeye ve anlamsız tartışmalara son vermek için adımlar atmalıdır.

Girdiği seçim yarışında kaybeden muhalefet, artık önümüzdeki maçlara bakacağız deyip neden kaybettiklerinin analizi yapmalı. Bu saatten sonra yapılan suni tartışmaların ne kendilerine nede halka bir yararı yoktur.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 05-04-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları