Sevda Güneş

İflas sonrası ne oluyor?

18.06.2013 Sevda Güneş

Erzurum Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Ergüney’in hükümete çağrısı çok ama çok önemli. Ne diyor Zafer Ergüney, “hükümet işini kaybeden iş adamları için bir fon oluşturmalıdır. Nasıl ki işini kaybeden insanlara işsizlik maaşı veriliyorsa, iflas eden işadamlarına da bu yolla bir gelir sağlansın. Zira şu ana kadar birçok işadamı iflas etti. Ve hali hazırda birçok işadamı da iflas sınırında.’

Bu açıklamaya yürekten katılıyorum. Bu konuyu gündeme getirdiği içinde kendisini tebrik ediyorum. Bu açıklama asla göz ardı edilmemeli. Başta Ticaret ve Sanayi Odası, tüm sivil kitle kuruluşları, işadamlarına yardım fonu oluşturulması için çalışmalar yapmalıdır.

Dün bu şehrin sayılı zenginleri arasında olan onlarca insan, enflasyon canavarına yenik düştü. Her şeyini kaybetti. Biz onlar için hiçbir şey yapamadık. Oysa böyle bir fon olsaydı en azından işlerini düzeltene kadar hayatlarını idame edebilirlerdi. Bence gerek siyasiler ve gerekse mevcut iş dünyası, böyle bir fon için gerekli girişimleri başlatmalıdır. Zaten dar boğazda ve zor koşullarda ayakta durmaya çalışan doğulu iş adamları günü kurtarmak için ticaret yapıyor. Fakat çalışanlar bir iflas durumunda devlet tarafından garanti altına alınırken, onlar her şeyini kaybedip bir ekmeğe muhtaç kalabiliyorlar. Bugüne kadar bu durumdan ötürü yaşamına son veren sayısız işadamı, iş kadını oldu. Fersin Suma, girdiği bunalımdan çıkamadı ve hayatına son verdi. Tüm bunları alt alta topladığınızda, böyle bir fonun psikolojik olarak bile çok şey getireceğini asla göz ardı etmemek gerekiyor.

En büyük sorunlardan biri de Bağ-Kur sistemi. İşverenlerin büyük bir bölümü Sosyal Güvenlik Kurumu’nda Bağ-Kur’lu olarak kayıtlı. Son üç ay sigorta primini yatırmayan bir işveren ve ailesi sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Bu durum bile ciddi sorunlara yol açıyor. Olayın bu boyutu mutlaka irdelenmelidir.

Bir diğer konu ise mahkemelik işadamlarının iş davalarının çok uzun sürmesi. Zaten maddi zarara uğrayan, haksız şekilde mal varlığını kaybedenlerin, olayın çözümüne yönelik açtıkları davalarda gereğinden fazla uzuyor. Öyle davalar var ki yıllarca sürüyor. Adliyelerdeki iş yükü arttıkça bu tür davalar da uzadıkça uzuyor. Dava uzadıkça iş adamının zararı on misli artıyor.

Hangi sektörde olursa olsun, iflas eden bir kurum asla tek başına bir batışı yaşamıyor. İş yaptığı sektör de darbe yiyor. Özellikle Erzurum’u ele alırsak, zaten bir avuç yerli sermayenin olduğu şehirde, iş dünyası batı ile aynı imkanlara sahip olmamasına rağmen, aynı vergiyi ödüyor. Gerçek olan şu ki, devlete ne kadar vergi verirsen, ulusal bütçeden ve İller Bankası’ndan aldığın pay da o kadar yüksek oluyor. Yani bir iş adamı verdiği vergi ile bir şehrin gelirine katkı sağlıyor. Ancak iflas ettiğinde bu kaderi tek başlarına yaşıyorlar.Devlet vergi aldığı her mükelleften yararlanıyor. Ancak iflas durumunda bile alacaklarından vazgeçmiyor. Diyeceğim odur ki, her yönü ile bu proje gereklidir ve herkesin böyle bir proje etrafında birleşip gerçekleşmesi için çaba harcamalıdır.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 18-06-2013
  
Yazarın Diğer Yazıları