Sevda Güneş

Ne cesaretimiz var ne de vizyonumuz var

18.03.2016 Sevda Güneş

 

Hani şair diyor ya, ‘Sussan gönül razı değil, söylesen tesiri yok’ ama yine de söylemek lazım.

 

 

Sadece söylemekle kalmamak, avazımızın çıktığı kadar bağırmak lazım.

 

 

Sesimiz duyulana kadar bıkmadan, usanmadan eksiklerin üzerine gitmek bize reva görülen sona yaklaşırken, bu gidişata dur demek için elimizden geleni yapmak lazım.

Bu şehir kan kaybediyor, herkes mutsuz. Önümüzde çiçekler açmış, ağaç dalları yere kadar sarkmış yemyeşil bir resim var. Oysa resmin arkası toz duman.

 

 

Suni gündemlerle yoluna devam etmeye çalışan bir şehir var elimizde. Günden güne eriyen, fakirleşen, insanların üç kuruş kazanmak için çabaladığı, ayakta kalabilmek için en yakın dostlarını dahi alaşağı ettiği, insan ilişkilerinin her dakika biraz daha yozlaştığı bir şehir.

 

 

Her siyasinin diline pelesenk olan ‘marka şehir’ yutturmasının en çıplak hali ile karşımızda durduğu bu şehir, bırakın marka olmayı elinde olanları da süratle eritiyor.

 

 

Belki görünürde bir çaba var ama o çaba ne yazık ki bu şehri bir yerlere taşımıyor. Aksine şehir günde güne kan kaybediyor…

 

 

Her kesimin ‘ben’ olgusu yedi bitirdi hepimizi. ‘Şehirden nasıl kaçarım’ fikri her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Nasıl olmasın ki; Şehirleşmenin TOKİ’nin umuduna kaldığı bir Büyükşehir, nereye doğru yol alabilir ki?

 

 

Tek bir yabancı yatırımcının olmadığı, olanında kaçmak için gün saydığı bu şehri kim nasıl ayakta tutacak? Ortada ne A ne de B planı var.

 

 

Biz muhtaç Afrikalılarla havanda su döverken, yanlarında yıllardır bombaların patladığı, adeta savaş ortamının hüküm sürdüğü illerin belediye başkanları, ticaret odası başkanları Fransa’da yatırımcı avında…

 

 

Fransa’nın Cannes şehrinde 27’nci kez gerçekleşen Uluslararası Gayrimenkul ve Yatırım Fuarı’nda  (MİPİM) bu yıl belediyeler ön plana çıktı. Özel sektör katılımı sınırlı kalırken, Ordu, Hatay, Balıkesir, Bursa, Antalya, Konya, Kocaeli illeri yabancı yatırımcılara tanıtıldı.

 

 

Dünya’nın en büyük gayrimenkul fuarına katılan illerin tamamı büyükşehir statüsünde. Hele aralarında bir il var ki Suriye savaşının yanı başındaki Hatay. Hatay Belediye Başkanı bu tehdide rağmen fuara katılmış,  hazırladığı stand’a bir bakan bir daha bakıyor. Standın başındaki Hatay Belediye Başkanı, yatırımcılara sunumu bizzat kendi yapıyor.

 

Ordu desen Erzurum’un yarısı o da öyle.

 

Fuar haberlerini yabancı ve Türk kanallarında izlerken bir kez daha sahipsizliğimize yandım. Biz cam küreler ile festivalcilik oynarken hatta ‘Baş Bar Guinness Rekorlar Kitabına girdi!’ diye kendi kendimizi kandırırken, elin vizyonel belediye ve ticaret odası başkanları yabancı yatırımcıyı ikna için Fransa’da ter döküyor.

 

 

Lafı dolandırmaya hiç gerek yok. Ne cesaretimiz var ne de vizyonumuz. Hiç kimsenin bu şehir için bir kaygısı yok. Ne dışarıdan gelenin ne de burada yaşayanın bu kent için elini hiçbir yere koyduğu yok...

 

 

Durum öyle gösteriyor ki bu böyle geldi böyle gidecek. Bırakın yabancı yatırımcı getirmeyi biz elimizdeki orta ve küçük işletmeleri dahi tutmayı beceremeyeceğiz…  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 18-03-2016
  
Yazarın Diğer Yazıları