Sevda Güneş

Ortadoğu’ya bir de Vadi’den bakalım

28.08.2013 Sevda Güneş

Yazın son günlerini yaşıyoruz. Eylül ayı demek okulların açılması, adli tatilin sona ermesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin göreve başlaması ve büyük bir kesim için dizi sezonunun başlaması anlamına geliyor.

2013-2014 yılı hiç şüphe yok ki Dünya için önemli bir dönüm noktası. Ortadoğu’da yaşanan kaos, kimin kimi ne adına boğazladığı bir arena ve Türkiye’nin bu olayların bir şekilde içinde yer alması, ülkemiz için de bir tehdit oluşturuyor.

Aynı yıl yapılacak olan seçimler bu kışı daha da önemli hale getiriyor. Yeni yayın dönemine iddialı dizilerle başlamak isteyen özel televizyonlar, birbirinden güzel dizilerinin fragmanlarını yayınlamaya başladı bile. 12 yıl önce yine Show TV’de başlayan, bu süreçte birçok kanal gezen ve başrollerini Necati Şaşmaz’ın üslendiği Kurtlar Vadisi Pusu, aynı kanalda yeniden izleyici ile buluşacak.

Gezi olaylarında Başbakan Erdoğan ile görüşmesinin ardından kendi çıplak sesi ile kameralar karşısına geçen ve kötü bir Türkçeye sahip olduğu için sosyal medya başta olmak üzere mizah dergisi Penguen’e kapak olan Necati Şaşmaz, yeni sezonda da yine ülke meselelerinin ön planda olacağı bölümlerle izleyici karşısına çıkacak.

Kurtlar Vadisi Pusu’nun Eylül ayındaki bölümünün fragmanı yayınlandı. Dizi bu sezon öyle görünüyor ki kan gölüne dönen Ortadoğu’da yaşananları ekrana taşıyacak. Polat, İsrail Tapınak grubunun lideri ile görüşme yapıyor ve Suriye olayları işleniyor. Aynı kare içinde ekrana bir gurup penguen geliyor ve deniliyor ki; ‘penguenleri değil, gerçekleri izleyin’.

Dizi formatından tamamen uzaklaşan ve güncel konulara, dış politikaya ağırlık veren Pana Film, bu yılda yine iktidar destekli bir senaryo ile halkın karşısına çıkacak.

Peki bu çok mu kötü bir durum! Bence değil. Yıllarca seri halinde Sylvester Stallone’nin Rambo karakterinde başrolünü oynadığı sinema filmlerini hatırlayın. Tek çakı ile ülke kurtarırdı. Amerika’nın hüsrana uğradığı Vietnam savaşını bile Rambo sayesinde kazanılmış gibi gösterilir, sinema yolu ile propagandasını yapardı.

Lobicilikte başarılı olamayan Türkiye’nin bu tür diziler ve sinema filmleri ile bir anlamda lobi yapması çok doğal bir olgu. Türk dizilerinin özellikle Arap ülkelerinde yoğun şekilde izlenmesi ve reyting alması önemli bir kazanım. Ancak halkın yoğun izlediği bu tür dizilerle bir yere yaslanmak, tek bir partinin politika ve görüşleri yansıtmasını da doğru bulmuyorum. Çünkü böyle dayatmalar olunca dizi dizilikten çıkıyor, haksız rekabet ortamı yaratılıyor.

Fragmanlara bakınca öyle görünüyor ki Türkiye yine ekranlara kilitlenecek. Diziler yine en çok izlenenler listelerinde başı çekecek. Beyinler yine dizilerle uyuşacak.  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 28-08-2013
  
Yazarın Diğer Yazıları