Sevda Güneş

Sessizlik

29.09.2015 Sevda Güneş

Şunun şurasında seçimlere 32 gün kaldı, seçmen suskun. Her ne kadar medyanın, televizyonların birinci gündem maddesi seçim olsa da vatandaş daha çok ekonomi ve terör olaylarına kitlenmiş durumda.

Doların ateşinin yeniden yükselmesi tüm ülkeyi endişelendirirken, yollarda güvenliğin olmaması ve durdurulup yakılan araçlar nedeniyle zaten ayakta zor duran doğu esnafı neredeyse kepenk indirme noktasına geldi.

Ciğerimizi yakan şehitlerimizin acısı da cabası. Devlet olarak ne kadar başarılı operasyon yaparsanız yapın ne kadar terörist öldürürseniz öldürün. Ülkeyi bunlardan temizlemeden, askerimiz, polisimiz, sağlık çalışanımız ve vatandaşlarımız kör kurşunların hedefi olduğu sürece terörle mücadelede başarı sağlamış olmuyorsunuz.

Tüm bunların gölgesinde seçime gidiliyor. Herkeste bir tedirginlik hakim. Vatandaşın kafasında ciddi soru işaretleri var. Belki de 13 yıldan sonra ilk kez ciddi oranda kararsız bir seçmen kitlesi ile karşı karşıya Türkiye.

Her ne kadar birbiri ile hiç uyuşmayan, gerçeklikten uzak ve sağlıksız anketler yayınlansa da 7 Haziran seçim sonuçlarını yerle bir edecek bir tablo yok. En azından an itibari ile durum bu.

Ekonomideki kötü gidişatın tek nedeni elbette sadece doların yükselmesi değil. Piyasaların kendini seçim sonrasına hazırlaması da ciddi bir etken.

Seçimler için herkes birbirine şunu soruyor; Evet durum kötü. Çözüm süreci kötü yönetildi. Terör içimize kadar sızdı, kabul ama kime oy verelim.

13 yıllık tek parti iktidarına son veren seçmen, tüm partilere koalisyon dedi. Fakat bir koalisyon olmaması nedeniyle yeniden aynı tercih ile karşı karşıya geldi.

Şimdi öyle ince hesapta yapamıyor. Önündeki tercihler hala aynı, sadece şartlar değişti. Tüm siyasetçiler için ‘kime oy verelim’ sorusu son derece düşündürücü olmalı.

Başta da muhalefet için. Seçmen CHP ve MHP’nin tek başına iktidara gelemeyeceğini zaten biliyor. Kaldı ki o partilerinde böyle bir iddiası hatta isteği yok.

Geriye o çok kızdıkları hatta bir anlamda mecbur kaldıkları parti kalıyor, oda AK Parti. AK Partililer bunun farkında mıdır bilmiyorum ama sorun sadece 7 Haziran’da seçmenin   “Hükümetin kulağını çekelim” demesi değildir. Tamamen alternatifsizliktir. Eğer AK Parti’nin 1 Kasım’da oyları artacak ise bunun nedeni de budur.

Elbette bu tespitlere HDP’nin aldığı oyları da katmak gerek. Birçok yerde ciddi baskılarla, tehditlerle oylarını artıdan HDP, birçok yerde de Selahattin Demirtaş gerçeği üzerinden oy aldı.

Buda ülkede iktidardan ziyade muhalefetin olmamasının fotoğrafıydı. HDP’nin sadece AK Parti’nin oylarını bölmesi değildi. Aynı zamanda Demirtaş’ın iyi bir muhalefet lideri portesi çizmesiydi.

Siz buna ambalaj deyin ya da Cumhurbaşkanının dediği gibi ‘cici çocuk’ imajı deyin, adına her ne derseniz deyin. Bu durum yaşandı ve hiç kimsenin beklemediği şekilde HDP, MHP kadar milletvekili çıkardı.

1 Kasım için şimdiden bir tahminde bulunmak çok gerçekçi olmayacaktır. Ancak seçmenin bu kadar sessiz kalması bir kararlılığın değil aksine kararsızlığın yansımasıdır. 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 29-09-2015
  
Yazarın Diğer Yazıları