Sevda Güneş

Hem yetim hem çocuk olmak

16.07.2014 Sevda Güneş

Bir fotoğraf takıldı gözüme, uzunca iftar sofları kurulmuş masa başlarında çocuklar vardı. Hepsinin yüzü asık, mutsuz bir şekilde bakıyorlardı fotoğraf ve kameraların objektifine.

İftarın amacı doğru ama ismi beni son derece rahatsız etti. ‘Yetimler Günü.’ Her ramazan ayının 15. günü ‘Dünya Yetimler Günü’ olarak kabul edildi ve bu yıl ilki kutlandı. Erzurum’da yetimler bir iftar yemeğinde biraya geldi. İşte o fotoğraf bu organizasyonda gözüme takıldı.

İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı tarafından ismi konulan bu gün, geçen yıl Aralık ayında kamuoyuna deklare edildi. Fikir ve hizmet olarak aslında bu işin eleştirilecek hiçbir yanı yok. Dünya’da yetim sayısı her geçen gün çığ gibi büyüyor. Hele insan hayatının hiçe sayıldığı ülkelerde hemen her gün en az 5 ila 10 çocuk ya annesiz ya da babasız kalıyor.

Ortadoğu’da bu oran günlük olarak yüzde 15 artıyor. Adını Mavi Marmara baskını ile duyuran İHH’nın yapmak istediği elbette bir farkındalık yaratmak ve bu çocuklara yardım eli uzatmak.

İnsanların eksiklerinin veya içinde bulunduğu durumun yüzüne söylenmesi pekte hoş karşılanmaz. Hele birde bunun adı ‘sizin ananız yok, babanız yok’ hatırlatması ise. Ben sokak ve yuva çocukları ismine ve o güne ne kadar karşı isem yetimler günü ismine de o kadar takıldım.

Keşke bu günün bir ismi olmasaydı. Keşke ne kadar yetim varsa aynı masa etrafında toplanmasaydı. Biz bu günde veren el olsaydık ama hiç görünmeseydik. O çocuklara bir kez daha yetimliklerini hatırlatmasaydık. Hadi yaptık bari bir gün ile kalsaydı.

Şimdi bu vakfın ne kadar şubesi var ise hepsi bu iş için sıraya girecek. Yetimler günü bir günle kalmayıp bütün bir aya yayılacak. Öylede oldu, Ağrı ve Iğdır’da aynı sofralar kuruldu, o mutsuz çocuklarla basına poz verildi.

Aynı gün yetim çocuklara yardımlar yapıldı. Bu yardımları ve iftarı görüntüleyen basın mensubu çocuğa sordu; Artık sizin de gününüz var, mutlu musunuz? Çocuk acı cevabı yapıştırdı. Senin anan baban olmadığı yüzüne vurulsa sen mutlu olur muydun?

İşte konunun özünü henüz 9 yaşındaki bir çocuk açıkladı. Belki günü doğrudur, yapılmak istenen iş doğrudur ancak ismi yanlış ve inciticidir. Bir çocuk için en ağır söylemdir ‘sen yetimsin’ denmesi. Nerden mi biliyorum, bende çocuktum ve yetim büyüdüm...  

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 16-07-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları