Sevda Güneş

Bunlar kimin polisi?

29.01.2014 Sevda Güneş

İddia şu; Dün cemaat kadrolarına teslim edilen Emniyet Teşkilatı, 17 Aralık operasyonunun ardından tasfiye edildi. Şimdi de milliyetçi kadrolar iş başına getiriliyor. Çünkü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ekibi, Milli Görüş kökeninden geliyor ve Emniyet Teşkilatı’nda en zayıf tabanın Milli Görüş tabanı olduğu ileri sürülüyor.  

Bu pencereden bir ülkenin kolluk kuvvetine bakmak ne kadar doğru bilemiyorum. Fakat bizim tartışmamız gereken konu bu tür teşkilatların siyasi kanada göre şekillenmesidir. Dün hizmetçiler, bugün ülkücüler, yarın ulusalcılar atandı diyerek ülkenin en önemli birimini siyasete alet etmek asla ve asla doğru değildir.

Bir siyasi parti kurulunca, ‘yarın iktidara gelebiliriz, kendi polisimizi, kendi savcımızı, kendi askerimizi oluşturalım’ diye mi çalışılıyor. Nerede kaldı yasama, yürütme, yargı organlarının ana teması?

Bireysel olarak aralarında elbette bir siyasi görüşe sahip olan polisler olacaktır. Ancak topyekun teşkilatı bir görüşe angaje olmuş gibi görmek ne kadar doğrudur? 

Koskoca Silahlı Kuvvetleri’nin tamamını darbeci ve ulusalcı görüp, tüm teşkilatı terör örgütü ilan etmek ne kadar yanlış ise, ülkenin en önemli güvenlik ve kolluk kuvveti olan Emniyet Teşkilatı’nı toptan bir siyasi yapının kanadı gibi görmekte bir o kadar feci bir durumdur.

Diyelim ki iddialar doğru, cemaatçi polisler görevden alınıyor, yerlerine ülkücü polisler atanıyor. İktidar değişip başka bir siyasi parti iş başına gelince bu kez milliyetçi polisler tavsife edilip, yerine farklı görüşteki polisler mi tayin edilecek?

Artık herkes biliyor ki, iktidara gelen her parti bürokraside kendi ekibini kuruyor, kendi çalışacağı bürokratını atıyor, bunu anladık. Ama emniyetteki atamalar bir tek emniyet müdürünün tayin edilmesi ile sınırlı kalmıyor ki. Bunun memuru var, şube müdürü var, polis okulu var, varda var.

Siyasiler, yargıdan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ve güvenlik birimlerinden ellerini çekmeli. Senin polisin, benim askerim, onun savcısı olmamalı. Yarın ülkede ciddi tehditler oluştuğu zaman taraflı olan bu birimler bu ülkeyi nasıl koruyacak?

Kim bu işlere nasıl bakarsa baksın, ben siyasallaşan bir emniyeti, kişiye göre yargıyı, dış güçlerin maşası bir askeri yapılanmayı asla kabul etmiyorum. Bu ülke asla sıradan bir ülke değildir. Polis vatandaşın güvenliği için vardır, o ancak vatandaşın polisidir. Ne onun, ne de bunun adamı değildir. Vatan milliyetçisi olmak asla bir kusur değildir, aksine olması gereken bir erdemdir. Ancak bugün yapılmak istenen, ya da zihinlere atılan çizik bu ülkede güvensiz bir ortam yaratıldı hissini uyandırmaktır. Bunu kimin yaptığının bir önemi ve ehemmiyeti yoktur.

Ben dünde polisime güveniyordum, bugünde güveniyorum, yarın da güveneceğim. 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 29-01-2014
  
  • HALİS ÖZSOY 29.01.2014 11:01:02

    yazınızda belirtiğiniz gibi bu durum sadece emniyet gibi kurumlarda olmuyor, sizin medyada da aynısı olmuyor mu, iktidar değişir, yazar çizer takımı değişir, iktidar değişir yeni yeni yeni medya patronları türer, gazeteciliğin gerektiği gibi objektif olmak yerine kendi fikrini temsil eden siyasinin açığını yanlışını görmez, ama karşı görüşteki siyasinin veya belediye başkanının kipriğinin üstünde kaş var der..Yada üç kuruşa iki satır yazı yazanlar var.. Helede Erzurum'da..

  • TEŞEKKÜRLER 29.01.2014 07:01:06

    SEVGİLİ SEVDA HANIM, YAZMIŞ OLDUĞUNUZ BU YAZIYI GERÇEKTEN MEMNUNİYETLE OKUDUM. HER CÜMLESİNE SONUNA KADAR KATILIYORUM. KEŞKE İMKANIMIZ OLSA DA SİZİNLE BU KONUDA GÜZEL BİR SOHBET GERÇEKLEŞTİREBİLSEK AMA NE YAZIK Kİ!!! SİZE SÖYLEMEK İSTEDİĞİM ŞU. EMNİYET TEŞKİLATI NE YAZIK Kİ SONUNA KADAR SİYASETİN İÇİNDE YER ALAN BİR KURUM VE BU DURUM EMNİYET TEŞKİLATI ÜZERİNDEKİ BİRÇOK ELEŞTİRİYİ HAKLI ÇIKARIYOR. EMNİYET TEŞKİLATI NE YAPARSA YAPSIN KİMSEYE YARANAMIYOR. HALBUKİ OLMASI GEREKEN EMNİYET TEŞKİLATININ GENEL MÜDÜRLÜKTEN MÜSTEŞARLIK HATTA BAKANLIK KONUMUNA YÜKSELTİLMELİ VE HÜKÜMETİN DEĞİL DEVLETİN POLİSİ OLMALI. (ÖĞRETMENLİK, HAKİMLİK, SAVCILIK GİBİ) AMA HİÇ BİR HÜKÜMET BUNU YAPMAZ ÇÜNKÜ KENDİ EMRİNDE BİR TEŞKİLAT İSTER VE BU DA EMNİYETİN BUGÜNKÜ KONUMU İLE MÜMKÜN OLUR. MESELA DAHA DÜNE KADAR AYNI KADRO İLE SAYISIZ OPERASYON YAPILDI VE HERKES TAKDİR ETTİ, GEZİ OLAYLARINDA HÜKÜMETİN POLİSİ DİYE DENMEYEN KALMADI. AMA BUGÜN AYNI KADROLAR İLE YAPILAN YOLSUZLUK OPERASYONUNDAN SONRA POLİS PARARLEL YAPILANMAYA HİZMET EDEN BİR YAPI OLDU. HALBUKİ POLİSE YAPILMASI GEREKEN ELEŞTİRİ GÖREVİNİ HUKUK KURALLARI İÇERİSİNDE Mİ YAPTI YOKSA HUKUKUN DIŞINA ÇIKARAK MI YAPTI? HÜKÜMET BU KONUDA ADIM ATSA VE HUKUKUN DIŞINA ÇIKANLARI İBRETİ ALEM OLARAK YARGILASA POLİS SADECE GÖREVİNİ YAPAR. AMA HÜKÜMET NE YAPTI? OPERASYONDA GÖREV ALAN ALMAYAN BİNLERCE POLİSİ YERLERİNDEN ETTİ. NEDEN? ÇÜNKÜ BUNLAR OPERASYON YAPMASA BİLE YAPMA İHTİMALİ OLAN HUKUKU UYGULAYAN ŞUBELERDE ÇALIŞAN POLİSLER. HALBUKİ YAPILMASI GEREKEN YANLIŞ YAPANI HUKUKUN DIŞINA ÇIKANI HEM ADLİ HEM İDARİ AÇIDAN YARGILAMAKTIR. PEKİ HÜKÜMET YERİNİ DEĞİŞTİRDİĞİ POLİSLERİ YARGILIYOR MU? HAYIR, NEDEN? ÇÜNKÜ O İNSANLAR SUÇ OLAN BİR FİİLİ İŞLEMEDİLER. HA BU OPERASYONUN ZAMANLAMASI MANİDAR MI MANİDAR, CEMAAT İLE HÜKÜMETİN ARALARI BOZULMASAYDI BÖYLE OLUR MUYDU, BELKİ OLMAZDI. AMA TÜM BUNLAR NE YOLSUZLUĞU ÖRTEBİLİR, NE DE YERİ DEĞİŞTİRİLEN İNSANLARIN MAĞDURİYETİN AÇIKLAMASI OLABİLİR. SABIRLA OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM...

Yazarın Diğer Yazıları