Sevda Güneş

Kaçan kaçana…

30.01.2014 Sevda Güneş

Ağlanacak halimize gülüyoruz hala. Türkiye İstatistik Kurumu’nun adrese dayalı yaptığı nüfus kayıt sistemi verilerine göre Doğu Anadolu Bölgesi’nde en fazla göç veren il Erzurum olmuş.

Öyle önemsenmeyecek oranda da değil, rakamlar ürkütücü. 2012 yılında tam 11 bin 466 kişi bu kentten göç etmiş.

Şehrin en önemli sorunlarını sıralasanız birinciliği işsizlik, ikinciliği işsizliğe bağlı olarak göç alır. Bu sorun 1980’li yıllarda da vardı, 2014’de de büyüyerek varlığına devam ediyor.

‘İyi de doğunun kaderi bu, insanlar doğduğu kentlerde doyamayınca iş imkanı için başka kentlere göçüyor’ diye düşünebilirsiniz.

Ne yazık ki artık bu söylemde hükmünü kaybetti. Çünkü bugünkü tablo Erzurum dışındaki doğu illerinde tam tersini gösteriyor. 2012 yılında Erzurum ciddi göç verirken, Van yaşanan onca sıkıntılara rağmen geriye doğru göç almış. Çok acı günler yaşayan, depremle yerle bir olan Van’a bile hala tersine göç yaşanıyorsa demek ki insanlar bir yaşam ışığı görüyor bu kentte.

Eğer göç verme hızında hangi şehirler ile yarıştığımızı merak ediyorsanız söyleyeyim. Tek bir büyükşehir rakibimiz yok…

Nüfus azalması sadece bu kentte yaşayanları değil, aynı zamanda bu şehir üzerinde siyaset yapanları da etkiliyor. Erzurum siyasetine şöyle bir göz atarsak, 1950’lili yıllarda 12 milletvekili olan Erzurum’da önce bu sayı 7’ye, daha sonrada 6’ya düştü. Böyle giderse herhalde Bayburt’u yakalayıp sadece tek vekille mecliste temsil edileceğiz.

Bu sadece mevcut hükümetin sorunu değil elbette. Bugüne kadar iş başına gelen tüm hükümetler bu işten sorumludur. Hatta sadece iktidar değil, muhalefette olanlarda vebal altındadır.

Peki, ne yapmak lazım? Çare belli, önce işsizliğe çare bulunmalı. Hiç kimse malının alıcı bulduğu, karnının doyduğu bir şehri terk edip gitmez. Üretimin olmadığı bu kent, sadece ve sadece tüketime endeksli büyümeye çalışıyor. Öyle ki artık ‘insan’ tüketmeye başladı.

Gerçekten durum vahimdir. Bu yaraya bir an evvel neşter vurulmalı. Siyasiler, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, işadamları ve varsa sanayiciler biraya gelmeli, acil eylem planları geliştirmeli.

Toplumun eridiği bir kentte ne yaparsanız yapın, asla gelişme olmaz… 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 30-01-2014
  
Yazarın Diğer Yazıları