Sevda Güneş

Onu alma beni al…

20.02.2015 Sevda Güneş

Biz bu filmi aynı sinemada her seçimde izliyoruz. Her ne kadar tekrar’a düşsekte aynı sahneleri çekmekten de izlemekten de asla vazgeçmiyoruz.

 

 

Yine bir seçim arifesi, yine aday pazarı kuruldu. Birbirini karalayanmı istersiniz birbiri hakkında dosya hazırlayan mı? Her seçimde bundan ötürü zarar gören kendileri olmasına rağmen aynı stratejiden asla vazgeçmiyorlar.

 

 

Henüz aday adaylık sürecinde olunmasına karşın AK Parti’nin kapısını en fazla çalan illerin başında Erzurum geliyor.

Parti’ye giden birçok meşhur Erzurumlu siyasetçi kendisine yer açılması için hemşerisi olan İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın Erzurum’dan değil başka bir ilden aday edilmesi talibinde bulunuyormuş.

 

 

Talebi duyan Parti yetkilileri şaşkınlığını gizleyemiyor. Öyle ya ‘listeye girmesin’ dediğiniz kişi şuan Türkiye’nin en kilit isimlerinden biri ve kabinenin bel kemiği.

 

 

Kabul edersiniz ya da etmezsiniz, Efkan Ala bugün de önemli bir görevde, muhtemeldir ki seçim sonrasında da ülke yönetiminde yine önemli görevler alacak bir kişi.

 

 

Kentin elinde böyle bir şans varken, kabinene söz sahibi iken siz kimin adına böyle bir talepte bulunuyorsunuz?

Sırf birbirinizi karaladığınız ve istemediğiniz için her defasında aforoz edilmediniz mi?

 

 

Hatta bir önceki seçimde yine Türkiye’nin en önemli bakanlarından biri olan eski Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ için de aynı isteklerde bulunup, talebiniz reddedilince gerisin geri dönmediniz mi?

 

 

Bu beyhude çabalarınız ne içindir anlamak mümkün değil.

Elbette Meclise Erzurumlu ne kadar vekil gönderirsek bu kent için önemli bir kazanım olabilir. Bu fikri her zaman benimseyebiliriz. Ancak sadece kimliğinde Erzurumlu yazması yetmiyor maalesef.

 

 

Mecliste Erzurum doğumlu birçok milletvekili var. Bunlardan kaçını tanıyoruz, ya da bu kente şimdiye kadar ne gibi bir faydası oldu? 

 

 

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce Erzurumludur. Şimdi diyebilir miyiz; Erzurum’un bakanıdır, diyemeyiz çünkü seçim bölgesi İstanbul olduğu için Güllüce Erzurum’un değil İstanbul’un bakanıdır.

 

 

Ancak memleketi Erzurum olduğu için bir pozitif ayrımcılık illaki oluyordur ama yeterli değildir.

 

 

Yani Erzurumlu bakan olmak ayrı bir şey, Erzurum’un bakanı ve milletvekili olmak bambaşka bir şeydir.

 

 

Elbette Erzurum’da birkaç aday bu fikri savundu diye böyle olmayacaktır, benim takıldığım şu ki neden hala bu kötü tavrımızdan vazgeçmiyoruz? Neden en iyisi için mücadele etmiyoruz? Neden hala ‘ben’ diye tutturuyoruz? Ve neden adil dövüşmeyi bir türlü öğrenemiyoruz?

 

Sırf benim olsun dediğimiz için elimizdekini de başkasına kaptırıyoruz. Sonra tepeden biri gelince ithal damgasını yapıştırıyoruz. Eğer bugün bu kent kendi içinde bir lider çıkaramıyor, kendi içinden biri tarafından yönetilemiyorsa altındaki tek sebep işte budur. 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 20-02-2015
  
Yazarın Diğer Yazıları