Sevda Güneş

Teşvik kapanın elinde kalmasın

18.01.2017 Sevda Güneş

Hükümetin, bölgesel kalkınma farklarını yok etmek için 23 ili kapsayan cazibeli iller teşvik ve yatırım paketi açıklanalı epey bir zaman oldu.

 

Doğu ve Güneydoğu’ya yatırımları çekecek, illeri cazibe merkezi haline getirecek pakette kamunun yaptığı yatırım tutarının 62 milyar lira olduğu, özel sektörün yapacağıyla beraber 4 yılda bölgeye 140 milyar liralık bir yatırım yapılacağı açıklanmıştı.

 

Hemen hemen her ilde yatırımcıyı bilgilendirecek ofisler oluşturuldu. Yerel yöneticiler bu teşvik paketi kapsamında yabancı yatırımcıların illerine yatırım yapmaları için kolları sıvadı.

 

Şu sıralarda mutlaka bazı temaslar oluyordur. Sadece ilin yetkilileri değil siyasilerde bu anlamda yoğun mesai harcıyor.

 

Bugüne kadar Doğu ve Güneydoğu bölgesi için çok çeşitli teşvikler çıktı. Tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik teşvikler ilk sırada yer aldı.

 

O günlerde de aynı manşetler atılmış, “Doğu şahlanıyor”, “Doğu ile Batı arasında ki kalkınmışlık farkı kapanıyor” denmişti.

 

Ancak verilen teşvikler doğru adresleri bulmamış, bilakis siyasilerin gizli ortak oldukları kişilere peşkeş çekilmişti.

 

Çiftçi ve gerçek besiciler bu teşvikten yararlanamadığı için Türkiye 2000’li yılların ardından et ve hububat ithaline gebe kalmıştı.

 

Elbette bu teşviklerin ve yaşanan yağmaların üzerinden uzun zaman geçti. Bugün hükümetin çıkardığı teşvik, gerçekten bu illerin belki de kalkınmak için son şansı.

 

İşsizliğe çare olması beklenen bu teşviklerin kimler tarafından kullanıldığı çok iyi analiz edilmedi. Para akıtılacak projelerin sürdürülebilirliği ve bölgeye ne getirip ne götüreceği iyi hesaplanmalı.

 

Elbette yabancı yatırımcı da olmalı ama asıl bu teşvikten yöre insanın faydalanması sağlanmalı. Siyasiler sadece işin takip noktasında kalmalı. Geçmiş yıllarda olduğu gibi bazı siyasiler gizli ortak alır da yatırımcının elini kolunu bağlamaya kalkarsa rüya başlamadan biter.

 

Eğer bu maddeler dikkate alınmaz ise çıkarılan teşvikin bölgeye can suyu olması beklenmemeli. Çünkü bu bölgeler çıkarılan her teşvikte sevindi, umutlandı. Ancak işin sonunda üzüldü ve doğduğu fakat doyamadığı topraklarından göç etmek zorunda kaldı.

 

Büyük umutlarla getirilen yatırımcılar ise teşvik süresi bitince pılını pırtısını toplayıp o kentleri terk etti.

 

Bu şehrin her türlü sıkıntısını yaşayan, aylarca kar altında istihdam sağlamaya çalışan, ağır vergi yükü altında ezilen yerel iş adamları desteklenmeli. Bir şehri kalkındıracak o şehri yaşanacak hale getirecek cazibe kazandıracak olan o şehrin insanlarıdır. 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 18-01-2017
  
Yazarın Diğer Yazıları