Sevda Güneş

Göçmüşüz…

07.07.2015 Sevda Güneş

Hepimiz bu gerçeği en ince ayrıntısına kadar biliyoruz da bir türlü bizi yönetenlere anlatamadık. Erzurum’un en büyük sorununun göç ve işsizlik olduğunu…

 

Her defasında bilinenin aksine “Geçmiş yıllara göre göç ciddi boyutta değil” denilip bu gerçek göz ardı edildi. Bu sorun 80’li yıllarda da vardı, bugün bile hala artarak devam ediyor.

 

TUİK’’in son açıkladığı rakamlar gösterdi ki şuan ki nüfusumuz kadar Erzurumlu bu şehirden göçmüş ve başka şehirlerde yaşam sürüyor.

 

Kimliğinde Erzurum doğumlu yazan 781 bin 832 kişi bu şehirden göç etmiş. Bu insanlar göç etmemiş olsaydı Erzurum’un nüfusu 1 milyon 447 bin 529 olacaktı. İşte o zaman bu kent için Büyükşehir denilebilirdi. Oysa biz bir Erzurum kadar göçmüşüz.

 

Hükümetin elinde doğu ve güneydoğudan göçün nedenleri ve durdurulmasına yönelik bir raporu var mıdır? Eğer böyle bir çalışma var ise neden hala bunun önüne geçilememiştir?

 

Kaliteli göç verip kalitesiz göç alan şehirde etnik, kültürel, sosyal ve ekonomik yapı günden güne ciddi kan kaybederken, TUİK’in açıkladığı rakam beni şaşırtmadı. Hatta o rakamın az bile olduğunu düşünüyorum.

Sorunlar yumağı halindeki kentte yaşam standardı yükselmek yerine maalesef her geçen dönemde düşüyor.

Sahurda toplantı

Pazar gecesi henüz yeni vekil olan Zehra Taşkesenlioğlu bir yenilik ve sıra dışılık yaparak basın mensupları ile sahur davetinde bir araya geldi.

Restoran ismi vermeyeceğim ama menüsü kötü olmasına rağmen konum itibari ile son derece huzur veren ortama sahipti. Elbette önce seçimin kritiği yapıldı. Çok geçmeden söz, şehrin neden kalkınamadığına, göçe ve işsizliğe geldi.

Bir an düşündüm; Sahi nereden başlayacak söze, yerle bir olan Palandöken Kayak Merkezi’nden mi?  Dibe vuran hayvancılık ve tarımdan mı? Yüksek Hızlı Trenin yerine Hızlı Trenin gelmesinden mi? 2011 yılından buyana ciddi tek bir yatırım yapılmadığı gerçeğinden mi?

Petrol Ürünleri ve İş vereleri Sendikası’nın yaptığı bir araştırmada Bayburt’un yakıt tüketiminin Erzurum’dan daha fazla olduğu ortaya çıkmış. Bu sonuç bile şehirde yatırımın olmadığını, kamyon ve akaryakıt kullanan araçların kontak kapattığını, yattığını gösteriyor.

Zehra Hamın siyasetten yetişme bir hanım, bunun etkisini her alanda hissettiren bir yapıya sahip. “Ben sizinle bu şehirde ne yapabiliriz demek, istişare etmek için biraya geldim” diye söze girdi ve uzunca bir süre gazetecilerin şehir hakkındaki hezeyanlarını dinledi.

Sonra “ Bu şehir tarım ve hayvancılık ile ayağı kalkacak. Bu nedenle önce şehrin üç noktasına hayvan kesim yeri ve acil olarak hayvan borsası kurulması lazım, çalışmalara başladım” dedi ve birkaç başlıkta bilenen sorunları ve yapacaklarını sıraladı.

Henüz 28 günlük olan bir vekilin elbette bu şehrin tüm sorunlarına hokus pokus yapmasını beklemiyoruz.

Fakat Halep orada ise arşın burada, hastalıkta belli tedavisi de… 

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 07-07-2015
  
Yazarın Diğer Yazıları